“Eski sınav sorularını temin ediyor, deneme sınavı yapıyor, yanlışlara çalışıyorduk.”
Köylünün anlattıkları zihnimde şimşekler çaktırdı. Bu, sadece bir köy âdeti değil, aynı zamanda derin kültürel ve tarihî kökleri olan bir ritüeldi. O an, bu "buğday günü"nün benim için sadece bir merak olmaktan çıkıp Karakür'e daha da bağlanmamı sağlayan bir keşif olduğunu anladım. Bu, benim Hüseyin Hoca olarak hiç unutmayacağım bir gündü.
Buğday gününün manasını anladıktan sonra öğrencilerimle bu konuyu daha detaylı konuştuk.
Onların gözlerindeki ışıltı, bu geleneğe duydukları bağlılığı açıkça gösteriyordu. Buğday gününün sadece bir yemek şöleni olmadığını, aynı zamanda birleştirici bir güç olduğunu, dayanışmayı ve şükran duygusunu pekiştirdiğini onlara anlattım. Derslerimde, buğday gününden örnekler veriyor, tarımın ve toprağın önemini vurguluyordum.
Köy hayatına olan adaptasyonum hızla tamamlanırken, asıl amacımdan bir an bile sapmadım: Öğrencilerimi parasız yatılı sınavlarına hazırlamak...
Karakür'deki üç yılım, sadece ders anlatmakla değil aynı zamanda köyün bir parçası olmakla geçti. Okulda öğrencilerimle, okul dışında köyün gençleriyle, yaşlılarıyla hep iç içeydim. Onların sevinçlerine ortak oluyor, dertlerini dinliyor, elimden geldiğince destek olmaya çalışıyordum. Benim için artık Karakür, sadece bir görev yeri değil, aynı zamanda ikinci bir evdi. Özellikle parasız yatılı sınavlarına hazırlanan öğrencilerimle yoğun bir tempo içine girmiştik.
Derslerimi bitirdikten sonra okulda kalıyor, onlara ek dersler veriyordum. Kaynak kitaplar sınırlıydı, ama azim ve kararlılıkla her türlü zorluğun üstesinden gelmeye çalıştık.
Her akşam, odamdaki gaz lambasının ışığında, test kitaplarının sayfalarını çevirirken, o çocukların yüzlerini hayal ediyordum.
Köyden çıkıp, daha iyi bir eğitim alarak hayatlarını değiştirmeleri, benim için en büyük motivasyon kaynağıydı. Onlara sadece ders bilgilerini değil, aynı zamanda öz güveni, azmi ve hayallerinin peşinden gitme cesaretini de aşılamaya çalıştım:
"Sizler çok zekisiniz" diyordum onlara: "Sadece biraz daha çalışmanız gerekiyor. Bu sınavlar, sizin için bir kapı aralayacak. Unutmayın, buğdayı toprağa ekeriz, emek veririz, sonra hasat ederiz. Bilgi de böyledir, çabalarsak karşılığını alırız." DEVAMI YARIN

