Kaydet
a- | +A

“O gün işitmiştim: İki sultan bir cihana sığmazmış da birkaç derviş bir kilime sığarmış...”

O gün ben de böyle bir dönüşüm yaşadım... Kalbim işime karıştı... Aklıma ayar çekti... Tamam insan; ticaretin, yönetimin, hesap ve tabloların içinde yaşarken aklın hükmüne teslim olur sanılır. Ama bazen, aklın bütün hesaplarını bir anda değiştiren bir dönüşüm yaşanır. Rasyonalitenin sustuğu, kalbin söz aldığı an... O an insana bambaşka bir yol gösterir. Belki dışarıdan bu, bir iş kararı gibi görünür fakat hakikatte içte yaşanan bir inşadır-kalbin aklı yumuşatmasıdır.

Ticaretin diliyle başlamıştım; nihayetinde hizmetin diline ulaştım. İstanbul’a ilk geldiğim akşamdı... Aylardan şubat, günlerden pazardı... Fatih’te Enver ağabeye misafir olanlardandım... Ne tatlı sohbet olmuştu...

Aradan yıllar geçmişti. Lâkin o evin kapısında yaşananlar, hatıra ve hizmet bağı olarak zihnimde hâlâ capcanlıydı. O güzel hatıraların bir parçası değildim belki amma o hakikatlerin bir parçasıydım. Çünkü o kıymetli ağabeylerin hatıratını satır satır okumuştum.

Nice ağabeyler o kapıyı çalmıştı; kimi çekinerek, kimi aşkın sarhoşluğuyla… Her seferinde mübarekler onları tebessümle karşılar “buyurun kardeşim” derdi. Hanımannenin pişirdiği yemeği över, “besmeleyle pişirdi, şifa olur inşallah” buyururdu. Ve ardından o unutulmaz söz:

“İki sultan bir cihana sığmazmış da birkaç derviş bir kilime sığarmış...”

İşte o cümle, o evin ruhuydu. O gün orada anladım ki hizmet; insanın kendini küçülttüğü, kalbini ise genişlettiği bir yolmuş. O gecenin ardından içimde bir karar doğdu:

23 Bölge Servis Müdürlüğü kuracaktım. Şahsıma tevdi edilen vazife buna müsaitti. Öyle de yaptım. Sayısı dahi sembol gibiydi; her biri o evdeki bereketin, o hatıranın bir yankısıydı.

Yıllar geçti. İşler büyüdü, vazifeler değişti; fakat 23’ün manası hiç değişmedi. Ayrılana kadar 23 Servis Bölge Müdürlüğünü 24 yapmadım. Her açılan servis istasyonunu o 23’ün içine bağladım. Çünkü o sayı, benim için artık bir plan değil; bir sembol, bir derinlikti. Rasyonalitenin hükmünden hizmetin bereketine geçen bir yolculuğun işaretiydi. Bir evin kapısından girerken başlayan; kalbin iş hayatına karıştığı bir dönüşümün hikâyesi…

Ne tatlı günlerdi…

Güllaç-Yatsı Vakti Notları

Ünal Bolat'ın önceki yazıları...