Kaydet
a- | +A

“Zeynep, her pazartesi okuldan çıkar çıkmaz soluğu balık aracının yanında alırdı...”

Gördes’in balıkçısıyla ilgili hatırama bugün de devam ediyorum... Abdullah Amca, Sakine Teyze'ye her zaman en taze balığı ayırır, sohbetine de eşlik ederdi. Sakine Teyze, yeni aracın kapılarını merakla inceler, balıkların tazeliğini kendince kontrol ederdi. O artık sadece bir müşteri değil, Gördes'in nabzını tutan, balık gününün en önemli figürlerinden biriydi.

Dursun Usta: Gördes'in tek demircisiydi. Sessiz, kendi hâlinde bir adamdı. Abdullah Amca'nın balıklarını temizlerken çıkan artıkları toplayan Gördes'in baş kedisi Sarman'ın en büyük destekçisiydi. Sarman, diğer kedilerden daha iri, daha kurnaz ve daha sabırsızdı. Aracın camından Abdullah Amca'yı izler, miyavlamalarıyla onu bir an önce balıkları temizlemeye teşvik ederdi. Dursun Usta da Sarman'ın bu zekâsına hayran kalır, hatta bazen gizlice cebinden birkaç küçük balık parçası çıkarıp Sarman'a verirdi.

Küçük Zeynep: Gördes'in çok sevimli bir yüzü, ilkokul öğrencisi Zeynep'ti. Abdullah Amca'nın gelişi, Zeynep için âdeta bir festivaldi. Çünkü annesi her pazartesi mutlaka balık alırdı ve Zeynep balık yemeye bayılırdı. Ama asıl heyecanı, Abdullah Amca'nın kedilere balık artıklarını dağıttığı andı. Zeynep, her pazartesi okuldan çıkar çıkmaz soluğu Abdullah Amca'nın balık aracının yanında alırdı.

Kedileri izlemek, onların balık ziyafetine şahitlik etmek, Zeynep'in en büyük eğlencesiydi. Abdullah Amca, küçük Zeynep'i çok sever, bazen ona parasız balık verir, bazen de kedilerin adlarını saymasını isterdi. Zeynep, aracın parlak beyaz rengine ve içindeki taze balık kokusuna hayrandı. Onun için bu araç sadece bir araç değil, aynı zamanda canlı bir hayvanat bahçesiydi.

Abdullah Amca'nın yeni aracıyla birlikte, kedilerin Gördes'teki balık günü stratejileri de değişti. Özellikle Sarman, artık sadece artıkları beklemekle kalmıyor, Abdullah Amca'nın balıkları temizlerken çıkan kokuya göre yerini ayarlıyordu.

Sakine Teyze'nin her pazartesi aldığı çinekopun kılçıklarını gözüne kestirmiş, Dursun Usta'nın fırınının önünde yatan Tombul Tekir'le de sessiz bir rekabet içindeydi. Tombul Tekir, daha çok uyumayı seven ama en lezzetli lokmayı asla kaçırmayan bir kediydi.

Abdullah Amca'nın aracı geldiğinde, uykusundan uyanır, esneyerek yanına gelir, sabırla sırasını beklerdi. DEVAMI YARIN

Ünal Bolat'ın önceki yazıları...