Kaydet
a- | +A

“Sabah erkenden işbaşı yapıyor ve bazı günler çok geç saatlere kadar çalışıyorduk...”

Makine Mühendisliği Fakültesini bitirmiştim. Pek çok şeyi değiştirebileceğimi düşündüğüm bir enerjiyle ısıtma-soğutma-iklimlendirme bürosunda mühendis olarak işe başladım.

90'lı yılların sonu iki binli yılların başıydı. O yıllarda Bursa'ya doğalgaz gelmiş ve harıl harıl fabrikalara, iş yerlerine ve evlere tesisatlar döşeniyor cihazlar takılıyordu. Bizim mühendislik bürosunda da hummalı bir çalışma vardı. Saha ziyaretleri yapılıyor. Projeler çiziliyor. Makine Mühendisleri Odasından onaylar alınıyor. Tesisatlar çekiliyor ve BOTAŞ denetlemesi gaz açılışları yapılıyordu. Gaz açılışları sonrası cihazlar devreye alınıyor ve insanlar öyle neşeleniyorlardı ki görmek lazım. Biz de yeni mühendis olarak insanlar neşelendikçe neşeleniyorduk. Mesleğimizi yapmanın hazzını yaşıyorduk.

Sabah erkenden işbaşı yapıyor ve bazı günler çok geç saatlere kadar çalışıyorduk. Özellikle kış mevsiminin yaklaştığı aylarda.

Bir gün tesisat projelerini Makine Mühendisleri Odasına götürüp onay aldıktan sonra BOTAŞ'a teslim eden arkadaş izin almıştı. O gün Makine Mühendisleri Odasından proje onayı alıp BOTAŞ'a projeleri benim teslim etmem gerekti.

Bursalı olanlar bilirler Demirtaş Endüstri ve Meslek Lisesinden eski Gemlik yoluna doğru inen yol bir yerde Gazcılar Caddesi ile kesişir. Daha aşağıda da Uluyol vardır. Makine Mühendisleri Odası o yıllarda bu yol üzerinde idi...

Yine o yıllarda araç park etmek şimdiki gibi zor değildi. Odaya yakın bir yerde aracımı park ettim ve projeleri alarak odadan içeriye girdim. Ama çok heyecanlıydım. İlk kez meslek odamızı ziyaret edecektim. Kendimce yeni mezun olduğum için farklı bir hava ve sohbetin olacağını düşünüyordum. Belki kısa da olsa mesleki tavsiyeler alacaktım.

İçeriye girdim. Soğuk bir hava vardı. Projelerin onaylanması için bir masaya yönlendirildim. Sohbet etmeye çabalasam da neredeyse hiç konuşulmadan ücreti alıp tasdik yapılıp dosyalar elime verilmişti. İçeride yirmiye yakın masa vardı ve 5-6 kişi masalar arasında geziniyordu. Biraz hayal kırıklığına uğramış şekilde çıkış kapısına yöneldim. Kapıdan çıkarken sağda mavi renkli bir pano gördüm. 1,5 metre yükseklik iki metre uzunluğa sahip kocaman bir ilan panosuydu. Panoda ilan yoktu sol tarafı boştu. DEVAMI YARIN

Ünal Bolat'ın önceki yazıları...