Kaydet
a- | +A

“Bir yara bandı ve bir peçetenin buralara kadar geleceğini kim tahmin edebilir ki?”

Yaklaşık on beş yıl kadar önce Holdingde gerçekleşen bir perşembe yemeği akabinde yatsı namazı için mescide giden arkadaşlar namaz kılmak için hazırlık yapıyorlardı.

Farza kalkılıp saflar bir araya geldikten sonra imam efendi tekbir almadan önce Kayseri’de ikamet eden Gökhan kardeşimizin yanına gelen yaşlı bir amcanın eli kanamaya başlıyor. İsminin daha sonra Ahmet olduğunu öğrendiği amcamıza cüzdanından bir yara bandı çıkarıyor ve yanında taşıdığı peçete ile yarayı temizliyor. Namazdan sonra birbirlerinin telefon numarasını alan ikili evlere dağılıyor.

Birkaç saat sonra mutfakta, bekâr evinde yemek hazırlarken Gökhan Bey’in telefonu çalıyor. İlk başta telefona bakmasa da daha sonra dönüş yaptığında arayan karşı taraftaki kişi kendini tanıtıp mescitte yaptıkları için kendisine teşekkür ederek “kıldığım namazda Şafii mezhebini taklit etmiştim ama zaruret olmadığı için kabul olmadığını öğrenip tekrar kıldım. Mahşerde sorarlar ise seni de şahit tuttum” diyerek sohbete başlıyorlar.

Başlayan sohbet artık haftanın üç dört günü gece yarılarına kadar sürüyor ve Gökhan Bey dinî konularda ne varsa bilmediği Ahmet abiden öğreniyor. Yaklaşık üç yıl, sadece telefonda konuştuktan sonra Ahmet Abi, Gökhan Bey’in bekâr olduğunu ve onu “İzmir’deki yeğenim” diye tanıtacağı bir arkadaşının kızı ile evlenmesi konusunda ikna etmeye çalışıyor.

Bekârlıktan memnun olan Gökhan Bey bu işi istemese de anneler birbirleri ile tanışıp kendi aralarında Gökhan Bey’i evlendirmeye niyet ediyorlar.

Bu dönemde İzmir Foça’da Gökhan Bey’in kardeşi askerlik yaparken yemin töreni için İzmir’e gitmek durumunda kalıyorlar. Böylece annelere gün doğuyor. Hiçbir şeyden haberi olmayan damat adayımız İzmir’de yemin töreninden sonra akşama tanıdıkların yemek davetine gitmek durumunda kalıyor.

Tüm işler damat adayının haberi olmadan yapılıyor ki kendisi aslında razı değil ve tabir yerinde ise 'kayış atıp' Kayseri’ye geri dönmeye kalkmasın...

Yemekler yendikten sonra Gökhan Bey’in annesi “oğlum, diyor olay bundan ibaret seni evlendirmeye karar verdik, senin yaşın geçmeden anne baban olarak mürüvvetini görmek istiyoruz” deyip duygusala bağlayınca damat adayımız yelkenleri indirip razı oluyor...

Yaklaşık üç ay süren görüşmeler, gelip gitmeler neticesinde Kayseri’de de bir bacanağım olacak imiş ki nasip oluyor ve düğün yapılıyor. Şu anda on yıldan fazla süren evliliklerini iki çocuk ile taçlandırmış durumdalar...

M. Masum Hattatoğlu-Nazilli

Ünal Bolat'ın önceki yazıları...