Dinle
Kaydet
Türkiye Gazetesi
Kargodan gelen hatıra
0:00 0:00
1x
a- | +A

“Sözünü tutan olmak bir haslettir ama sözde değil özde söz tutan olmak şartıyla”

Yıllardan beri tanıdığım prensipler sahibi olmasını gıpta ile izlediğim ağabeyimden akşam üzeri hem de sesli bir mesaj geldi. Emir telakki ederek dinledim:

“Kargodan benim ismime bir kitap geldi. O kitap senindir. Alabilirseniz çok sevinirim” diyordu... Masasının üzerinde duran kargo paketini aldım. Merakla açarken de düşünüyor bir anlam veremiyordum.

Kargodan gelen kitabı görünce hayretler içinde kaldım... Bu kitap benim bir hafta kadar önce kendisine okumak için verdiğim kitabın aynısı...

Şaşırmamak mümkün mü?

“Bu nasıl olur nasıl olur?” demeye başladım içimden... Tamam, canım Abiciğim, hatıra kitabı okumayı çok sevdiği için ben de kendisine böyle bir kitap olduğundan söz etmiştim. O gün de kitabı okuması için verirken “Bitirdiğinizde tekrar alabilirsem içinde çok güzel hatıralar var” diye arz etmiştim... Okuyunca kitabı bana verirdi kesinlikle... Ama bu kargodan gelen kitap ismi aynı olsa da benim kendisine verdiğim kitap değildi...

Öyleyse böyle bir kitap siparişine ne sebep olabilirdi ki? Değişik tahminlerim olsa da hiçbiri kafamda oturmuyordu. Ertesi gün karşılaştığımızda aklımdaki ilk soru bu olacaktı tabii ki... Ama ben ona soramadan o kibarca izah etti:

“Senin verdiğin kitabı kaybettim. Hastam vardı, yolda gidip gelirken veya hastane koridorunda ne bileyim bir yerde unutmuş olmalıyım.”

Gerisini söylemeye gerek yoktu... Mesele anlaşılmıştı... Emanet aldığı kitabı kaybettiği için aynısından bir kitap sipariş ederek emanetini iade ediyordu...

Oysa kimler kimlere ne kitaplar vermiştir de ne alan ne veren kitabı takip etmiştir. Hatta alıp da vermeyenlerin, unutanların çokluğu da okuyanlar arasında konu açıldığında istihza ile dile getirilir... Ancak hastası var iken refakat telaşı var iken onca yoğunlukta dahi kitap okuma prensibini hiç bırakmayan ağabeyim “verdiği sözün” yerine getirilmesi için de internetten o kitabı araştırıp bir tane sipariş ederek sözünü yerine getiriyordu... Sözünü tutmak münevverliğin en özel hasletlerindendi biliyordum da sözde değil özde sözünü tutan olması doğrusu insana böyle bir ağabeyi olduğu için gurur veriyor... Şimdi bu kitap mı? İçindeki hatıralardan çok, kendi hatırası oldu...

Emin Ceylan

Ünal Bolat'ın önceki yazıları...

ÖNE ÇIKANLAR