Kaydet
a- | +A

“Gittiğin yerde ulaşılacak telefon bırak. Şöyle bir dinlen gel. Biraz sıkılmışsın” dediler.

Bursa'daki en meşhur tekstil fabrikalarından birinde ustaydı. Yaklaşık otuz senedir aynı firmada çalışıyor, emekli olmasına rağmen bir türlü bırakmıyorlardı. Kaç tane genel müdür, kaç tane mühendisle çalışmıştı. Hepsi ile de verimli çalışmaları olmuş, her zaman saygı görmüştü. Son günlerde yönetimde olan değişikliklerden dolayı yeni gelen makine mühendisiyle araları nedense pek iyi değildi. Başka bir bölümden gelen bu yeni mühendis Aziz Usta’ya gösterilen sevgi, saygıyı kıskanmış olmalı ki onun bazı yetkilerini kimseye danışmadan elinden almıştı.

Tekstildeki yeniliklerden dolayı yüz makinenin yapabildiği işi tek başına yapabilen makinelerden bir tane satın almıştı firma. Aziz Usta yeni gelen bu makineye yaklaşamıyordu bile. “Faydalı olamayacağım yere yük de olmayayım” diyerek yönetime gidip istifasını sundu. Yönetimdekiler hâlen göndermek istemiyorlardı. Ona her elini sıkanla dost olunmadığı gibi her canını sıkanla da düşman olmaması gerektiğini hatırlattılar. Onun gençliğine vermesini dilediler...

“Sana bir ay ücretli izin verelim. Gittiğin yerde ulaşılacak bir telefon bırak. Şöyle bir dinlen gel. Biraz sıkılmışsın” dediler. O zamanlar henüz cep telefonları yoktu. Gittiği yerde ulaşabileceği telefon numarasını yazdırdı ve izne ayrıldı Aziz Usta. Yaşlı anasının, babasının ziyaretine gitti. Köyde oturuyorlardı. Kış yaklaşıyordu. Evlerinin çatısını tamir ediverdi. Kışlık ihtiyaçlarını tedarik etti. Yiyeceklerini de kilere doldurdu. Onların oyalanmaları için de kümes yapıp içine de birkaç tane yumurta tavuğu koydu. İşleri tamamlamış sayılırdı. Bir gün köy muhtarı eve geldi:

“Hayrola muhtar bir yaramazlık yok ya?” dedi.

Muhtar seni fabrikadan acil çağırıyorlarmış. Hatta bir araç gelip seni alacakmış haber vereyim dedim.

Muhtar evine doğru gitti. Aziz Usta da hazırlık yaptı. Ekmeğe küsmek olmazdı. Fabrika mühendisin değil patronundu. O fabrika sayesinde şehirde ev sahibi olmuş iki kızını okutmuş, hemşire yapmış; oğlunu da mühendis yapmıştı. İşe ilk başladığı gün aklına geldi. O zamanlar Mümin Usta diye bir adam vardı. Fabrika âdeta ondan soruluyordu. Yeni alınan işçilerin içinden Mümin Usta sadece kendisini sevmişti. Sebebini de emekli olurken söylemişti. DEVAMI YARIN

Ünal Bolat'ın önceki yazıları...