“Benim de kocamın böyle bir kızı olduğundan bu yaşanan olaylardan haberim yoktu.”
Yakın akrabalarımın yaşadığı muhacirlik hatırasını anlatmaya bugün de devam ediyorum...
Anuş yenge yaşadıklarını anlatmaya devam eder:
Ben de;
“Kızım, baban Pusatlı'ya gitti, evde yok, buyur otur, misafirimiz ol. Baban akşam olmadan eve gelir” dedim. Gülizar:
“Abla vaktimiz yok obaya dönmemiz lazım. Babam gelirse biz oradayız. Yanımıza gelsin” dedi ve gözyaşlarıyla arkasını döndü, yanında küçük bir oğlanla eşeklerine binip gittiler...
Ben arkasından seslenip “Kızım kadan alayım gitme bekle” dediysem de durmadı gitti. Benim de kocamın böyle bir kızı olduğundan bu yaşanan olaylardan haberim yoktu. Hâliyle biraz şaşırdım sonra da kocama kızmaya başladım içimden.
Akşam kocam eve dönünce olayı ona anlattım. Adamcağız hıçkırıklara boğuldu ve yaşanan dramı acıyı tek tek bana anlatı. Ben de ona;
“E o zaman kalk beraber o obaya gidelim kızları görelim” dedim. Mehmet; “Hayır olmaz yıllar geçti, o kızlar şimdi evlenmiş çoluk çocuk sahibi olmuşlar. Bir de ben o Yörük beylerine söz vermiştim onları geri alamam. Biz hâlâ muhaciriz, kıt kanat geçiniyoruz” dedi kızların yanına gitmedi.
Ölünceye kadar bir daha ne Mehmet kızlarını gördü ne de kızlar onları gördü. Gülizar ile Porsor iki kardeş kayıp oldu gitti. Akıbetlerini kimse bir daha bilemedi. O yanındaki çocuk da kim bilir Gülizar’ın oğlu muydu?
Malazgirt Balkaya (Rojka) köyünde Rus işgalinde seferberlikte 110 hane muhacir olarak köylerini terk eder. Diyarbakır, Malatya, Gaziantep, Suriye-Afrin Kamışlı Halep Adana Kayseri Şebinkarahisar olmak üzere dağılırlar. Türkiye Cumhuriyeti kurulduktan sonra ancak 6 aile Malazgirt’e ata yurduna geri dönebiliyorlar. Onların içinde bir tanesi de bizim sülale oluyor. Acizane hep derim: “Anadolu coğrafyasında beş altı göbek ileri git Türkiye’nin çoğu birbirine akraba çıkar.”
Bu gerçek yaşanmış hikâyeyi niye yazıyorum? Millet olarak tarihî hafızamızı kaybetmeyelim. Şimdiki zamanda bir eli yağda bir eli balda olanlar bu yazdıklarımı ibretle okusun. Anadolu ve Suriye bölgelerinde yaşayan Müslüman halk hepsi akraba topluluklardır. Kimse kimseyle birbirini ayrı gayrı saymasın...
Orhan Yavuz Ejder/Akhisar-Manisa

