Kaydet
a- | +A

“Senin iyi niyetin sende kalsın amca der gibi kabine tek binmeyi çoktan hesaplamıştı...”

Beylikdüzü’ndeki çok katlı binalardan birinde 8. Katta oturuyordu babam.

Ziyaretine gittim. Binadaki tek asansörün önünde beklemeye başladım. Asansör yukarıdan geliyordu. Bu esnada yanıma genç bir kız geldi. Kendisini altı yedi yaşlarından beri biliyordum. Babamların komşusuydu. Gidip gelirken görüyordum. Maşallah serpilmiş kocaman olmuştu.

Kendi kendime hesap ettim: “Şimdi asansör aşağı geldiğinde ikimiz birden asansöre binmeyelim. Ne de olsa genç kız. O önce binsin. Ben bir sonraya binerim. ‘Sen buyur çocuğum’ diyeyim.”

Asansör 6 kat, 5. kat 4. kat inerken ani bir şey oldu... Yanımdaki genç kız, merdivenlere yöneldi. Ne olmuştu ki? Aslında ben asansör geldiğinde binmeyecek sıramı ona verecektim.

Hay Allah... Tabii ya... Benim aklımdan öyle geçtiğini kızcağız nereden bilsin? Tüh, asansöre birlikte binmemek için o yürümeyi tercih etti. Ne kibar çocuklar var. Ne anlayışlı gençlik var...

“Amca binsin asansöre ben yürürüm” düşüncesiyle merdivenlere yöneldi... Şimdi benim yüzümden onca katı yürüyecek...”

Ama o da ne? Ben böyle düşünürken asansör geldi, geldi 1. katta zınk diye durdu. “Ne olabilirdi ki?” filan derken saniyeler içinde yukarıya doğru tekrar çıkmaya başladı...

Aaa, bu nasıl olmuştu böyle? Ben aşağıda beklerken asansör 1. katta durup sonra yukarıya nasıl çıkmaya başlayabilirdi ki?

Saniyeler içinde neden sonra anladım ve kendime şaştım: “Tabii ya” dedim yine... “Sen gençliği ne sanıyorsun?”

Senin yardımcı olma niyetine jest yapmana gerek bile kalmıyor... İyi niyetinle baş başa kalıyorsun. Kim bilir üniversite sınavlarına hazırlanmak adına günde en az 300 test çözen gençlik bu kadarcık ihtimali mi düşünmeyecek?

Helal olsun dedim içimden... Kızcağız benim niyetimi mi hesap edecek?

Bir asansöre iki kişi binmek istemediği için ne yapacak? Ya benim içimden geçen gibi o bana müsaade edecek veya ben ona müsaade edeceğim. Ya da... Hiç beklemeden bir kat yukarı çıkıp asansörü çağırıp birinci katta durmasını sağlayıp 1. Kattan yukarıya yalnız çıkacak...

Genç kız o anda bu basit ihtimalleri hesap edip bunu yapmıştı... Helal olsun dedim... Sonra “Yürürsem belki şaşkınlığıma iyi gelir, zihnim açılır” diye ardından birer kat birer kat ağır ağır ve burnumdan soluya soluya 8. Kata çıktım...

Rumuz: “Yok bir de adımı söyleyeyim!”

Ünal Bolat'ın önceki yazıları...

ÖNE ÇIKANLAR