Kaydet
a- | +A

Ekonomik sıkıntı hepimizin derdi. Hangimizin günübirlik acil ödemeleri yok. Hesabını kitabını çok iyi yapabilen üç beº bahtiyar kimse dıºında millet olarak zaten borçlu doğuyoruz, borçlu yaºıyoruz borçlu ölüyoruz...

Böyle bir ülkede sigortacılık yapmaktan söz edeceğim bugün size. Sigorta deyince bizde akla gelen iki isim vardı. Biri SSK, yani devletin Sosyal Sigortalar Kurumu, diğeri de özel lüks otolara yapıtırılan kasko. Eh, bazen tek tük birkaç ºirket de müessesesini yangına veya hırsıza karºı sigorta yaptırıyordu.

Geriye kalan, hayat sigortasıdır, sağlık sigortasıdır, grup sigortası falan filan, hiç kimsenin ilgi alanında değildi. Bir diğer açıdan bakıldığında birkaç sözde sigorta ºirketi, insanları kâğıt üzerinde büyük hayaller çizerek bazı alanlarda sigorta ettirmiºse de sonuçta sigorta olan kiºi umduğunu bulamadığından hayal kırıklığına uğruyor ama herhangi bir yaptırıma da sahip olmuyordu. Dolayısıyla bu kötü örnek de insanlar üzerinde sigortanın bir aldatmaca olduğu kanısını hakim kılıyordu. 17 Ağustos depremi, Marmara ile birlikte beyinlerimizi de sallayınca bu kez de deprem sigortası ile yatıp kalktık. İyi de neydi bu sigorta denilen ºey. Sahi insanları kandırmaca bir sistem miydi? Yoksa altın yumurtlayan bir tavuk mu? Her ikisi de değil. Sigorta adı üstünde, baºa gelebilecek bir hale karºı önceden alınan tedbir.

Bizim anlayacağımız manada diyelim ki yangına karºı evimizi sigorta ettirdik. Bunun anlamı ºu. Sigorta ºirketine diyoruz ki: -Arkadaº, benim ºu değerdeki evim, ºu veya bu sebeple yanarsa evimin zararını karºılar mısın? -Karºılarım. Ama buna karºılık için sen bana her ay ºu kadar para ödemek zorundasın.

-Yani evim yansa da yanmasa da her ay o dediğin parayı ödemek zorundayım öyle mi? -Evet. Çünkü eğer evin yanarsa ben onun zararını karºılamayı sana garanti ediyorum. Bu garantimin karºılığında da senden ücret isterim. Sen de düºünüyorsun "Eğer ben sigorta ºirketine her ay bu kadar para ödersem, bu bir yıl içinde es kaza evim yanarsa evimin zararını karºılayacak. Ödeyeceğim para evimin zararına kıyasla devede kulak." Bu düºünceden sonra "Evet" derseniz, ºirketle aranızda belli kurallar içersinde anlaºıyorsunuz. Yani karar sizin. "Yok canım, ºimdiye kadar yandı mı da ºimden sonra yanacak" derseniz o zaman sigortaya para ödemenize gerek yok. Sigorta yaptırmanıza da... Demek ki sigorta, "Belli mi olur... Ya olursa, ya ölürse, ya çalınırsa... " gibi akla gelebilecek olumsuz hallere karºı kendini çoluk çocuğunu ya da malını her neyse garanti altına almak isteyen insanlara karºı ortaya çıkmıº bir hizmet türü. Tabii ki bu hizmeti de para karºılığında yapılıyor. Çok hizmet isteyen çok para ödüyor, az hizmetle yetinen az. Halk arasındaki deyimiyle ne kadar ekmek o kadar köfte... Diğer bir yaklaºımla sigorta hizmetini bekçiliğe benzetebiliriz. Bir ºirket her ay bekçiye para öder. Oysa bekçi akºama kadar boº oturur. Peki o para bekçiye niye verilir? Olası bir tehlikeye karºı seni koruyacağı için. ݺte sigorta da gelecek için ºimdiden ödenen paradır. Bizim gibi az geliºmiº ülkelerde zaten günlük ihtiyacına zor para ayıran insan, geleceği için nasıl para ayıracak ki? Doğru diyorsunuz ama hele siz yarın anlatacağım sigortayı olayını bir okuyun. Bakalım yine doğru mu diyeceksiniz?

ÖNE ÇIKANLAR