Kaydet
a- | +A

Türkiye dört mevsimi aynı anda yaşıyor. "S.O.S" haberleri ve "Çöken Devlet" imaları ile zemherir olurken, hemen ardından "Ekonominin iyi sinyalleri" ile bahar estiriliyor, güneşli bir yaz müjdeleniyor.

Bu bilgilerin hangisi gerçek? Bilebilene aşkolsun! Her kafadan ayrı bir sesin çıktığı Türkiye çılgınlıklar ülkesi...

"Beşi biryerde" diye tanımlanan işçi ve memur sendikaları ateş püskürüyor. Patronlar Kulübü olarak bilinen kuruluşlar da tehdit üstüne tehdit savuruyor.

Neticede iş olacağına varıyor ve kabak yine fakir fukaranın başına patlıyor.

Ekonomik ve sosyal reformlar adı altında Meclis''e sunulacak olan tasarıların yüzde kaçı "dayatmaca?" daha önce bu ülkede siyaset yapanlar bu bilgilere yeni mi ulaştılar?

Her seçim öncesi yaşananlar, bir sonraki seçim ertesindeki olacakların habercisi gibi... Seçimde verilen vaatler, çizilen pembe tablolar yerini karabasan edebiyatına terketti.

İşin garibi de bu haksız uygulamaların sözcülüğü ve savunuculuğu "MHP"ye düşmektedir. % 20''lik memur ve emekli zammını açıklayan profesör Toskay''ın sırtından dökülen terleri hissetmemek mümkün değildir.

Peki ama buna sebep ne? "MHP" üç yıldan beri ısrarla sürdürülen yanlış politikaları savunmak zorunda mıdır?

Ülkemizin acınacak durumu ortada... Terör hâlâ azgın. Öcveren tam bir baş belası. Ekonomi bitkisel hayatta. İşçi ve memur ve emekli koma halinde.

Bütün bu olumsuzluklara sebep olanlar gayet pişkince susuyor. Hiçbir dahli ve suçu olmayan "MHP" ise bu olumsuzlukları savunabilmek için savaşıyor.

Yahu! Bunca teşvik, bunca tahsis, bunca imkan ve bunca kaynak kimlere peşkeş çekildi? Bu peşkeş çekilenler arasında bir tane "MHP"li veya bir tane ""Gariban" var mıdır? Hiç zannetmiyoruz. "MHP", "DSP ve ANAP"ın paralı askerliğine soyunmuş gibi sakil bir görünüm sergiliyor.

En temiz, en dinamik ve en mükemmel kadrolara sahip olan idealist parti "MHP" kan kaybediyor.

Bütün bu olumsuzluklar yetmezmiş gibi; bir de ortaya "Af safsatası" atılarak suları iyice bulandırmak istiyorlar. Daha önce Rahşan Hanım''ın telaffuz ettiği "Af" tıpkı "MHP" ile ilgili görüşlere benzer şekilde nabız yokluyor.

İşin garibi "kamu vicdanını rencide etmeyecek (!)" olan bu af tekliflerini de, "MHP" savunmak zorunda bırakılacaktır.

Vatandaşların meclise "Sigorta ve güven kaynağı" olarak gönderdiği güzide kadroların, bu tarzda çarçur edilmeleri yazıktır. Günahtır.

Asıl kamu vicdanını sızlatan bunlardır. "Güvendiğimiz dağlara kar yağması" bizleri rencide etmektedir.

Meclisin bugüne kadar almış olduğu bütün kararlar, çıkarttığı bütün yasalar Anayasa Mahkemesi''nce bozulmuş ve Meclis''in "Yasama yetkileri" Anayasa Mahkemesi tarafından kullanılmıştır.

Teröre yenik düşüp şehadet şerbeti içenler ve/veya direnip gazi olanlar; kısa görüşler ve ideolojik saplantılara feda edilmemelidir.

En önemlisi de "MHP" bu oyuna gelmemelidir!..