Kaydet
a- | +A

Çok değil daha iki yıl öncesine kadar "zam" dendiğinde, içimiz burkulur, ye''se düşerdik. Şimdi şerbetlendik mi ne? Sesimiz sedamız kesildi. Birbiri peşi sıra vatandaşın üzerine dolu gibi yağan zamlar, insanlarımızı bezdiriyor. Yönetimde iktidar ve istikrarı sağlayamayan Ecevit hükümeti çareyi zamlarda aramaktadır. Büyük reklâmlar, yoğun propaganda ile çıkartılan "Vergi Yasası", tam bir fiyasko ile sonuçlandığından geriye "zam"dan başka çözüm de kalmamış durumda. Akaryakıt, tüpgaz, elektrik ve temel giderlerde otomatiğe bağlanan zamlar, sıra işçi memur ve dargelirlilere geldiğinde % 10 veya % 20''lerde kalıyor... Sadece işçi, memur, emekli ve sabit gelirliler değil; çiftçiler de perişan durumda. Açıklanan taban fiyatlar çiftçinin alınterini toprağa gömmüş, ümitlerini kırmıştır. Konsensüs sağlanamayacak, subjektif ve ispatı güç iddialarla oluşturulan sun''i gündemler sebebiyle, büyük kitleleri ilgilendiren geçim sıkıntısına bir türlü sıra gelmemektedir. İktidara tâlip olanların seçim meydanlarındaki taahhütlerinin üzerinden çok zaman geçmedi.

Tasarruf tedbirlerini, özelleştirme, enflasyon hedefleri ve bütçe beklentilerini bir türlü gerçekleştiremeyen Ecevit hükümeti gündem değiştiriyor. Bazı mihrakların oyununa gelen medya, vatandaş genel istek ve beklentilerinin aksine, kampanyalarla kendi kendini bitirmektedir. Kamu görevi ve kamu hizmeti iddiasındaki medya açıkça taraf olmuş, objektif hakemlik görevini ve meslek ilkelerini hiçe saymaktadır. "Çok ciddi iddialar" denilen gündemlerin zaman içerisinde ne ölçüde düzmece mizansenlere dayandığı ortaya çıkmaktadır. Ancak kaybolan zamana, heder edilen kaynaklara ve teşebbüs güçleri kırılan insanlara yazık olmaktadır!.. Yaz aylarında belli bir oranda rahatlamayı bekleyen vatandaşlarımızın bu ölçüsüz zamlar sonrasında; "Ağızlarında tad, gözlerinde fer kalmamıştır." Vergi ve zamlarda Türk Lirası''nı unutan yetkililer, mark ve dolar bazında hesaplar üretmektedir. Peki işçi, memur, emekli ve dargelirlilerin maaş ve ücretleri neden dövize endekslenmiyor? Hükümet burada gerçek bir çifte standartla, vatandaşlarını enflâsyon canavarına teslim etmektedir!.. Bankacı, sanayici, turizmci... derken hemen hemen sermayenin tamamı işini yürütüp "Devlet kredileri" ile âbâd olurken, dar ve sabit gelirlilere reva görülen muamele düşündürücüdür. Vatandaşlarımızın seçim sonrası ümitleri de suya düşmektedir. Son iki yılı istikrar hükümetleri arayışı ile geçirdik. Ne var ki bunca emek ve bunca umut havada kaldı... Umarız iktidar, seçim meydanlarında vatandaşa verdiği sözün arkasında durur ve "dün, dündür" anlayışıyla hareket etmez. Vatandaşın; eli, cebi, mutfağı ve ciğeri yanıyor!.. Aman dikkat... Bu böyle gitmez, bıçak kemiğe dayanmış durumda...