Kaydet
a- | +A

Başlığı görür görmez yine mi "orman yangınları" demeyiniz. Gerçi mevsim normallerinin çok üstünde seyreden hava sıcaklığı sebebiyle sadece milli servetimiz heba olmuyor, bizim de milletçe ciğerimiz yanıyor. Ancak konumuz başka!.. Bu yangın önceki yıllarda Türk''e ve Türkiye''ye mahsus bir belâ iken, artık bütün Akdeniz sahilleri cayır cayır yanıyor. Belâların yaygınlaşması bizlere bir fayda ve teselli sağlamaz. Ancak bu yangınların hemen hepsinde "sabotaj" olma ihtimalinden bahsedilmesi insanları düşündürüyor.

Bizim bugün temas etmek istediğimiz yangın; orman yangınları değil "YÖK" yangınıdır.

"YÖK" son beş yıldan beri, sayısız yanlışlıklar, haksızlıklar ve usulsüzlüklerle gündemden hiç düşmedi!.. Karakuşî kararlarla Türk eğitim sistemini içinden çıkılmaz bir "kaos"a sürükleyen "YÖK"e karşı hiçbir önlem de alınmıyor, alınamıyor. Hele Demirel''in ikinci defa "YÖK" Başkanlığı''na atama yapmasından sonra, işler iyice çığrından çıkmış oldu.

Demirel''in bu ikinci ataması "Beş artı beş" veya görev süresini uzatma taleplerini kökünden bitirdi. Ne var ki; olan olmuş, Kemal Gürüz postu bir defa daha kapmıştı.

"YÖK" sebebiyle Türkiye Cumhuriyeti''nin istikbalinin karardığı bilinmesine rağmen, halen yanlışlarda "ısrar"ın sebebi gerçekten anlaşılamamaktadır.

Sadece geçen yıl yaşanan "ÖSS sınavı" bile "YÖK" Başkanı''nın istifası veya görevden azli için yeter sebepti. Ancak bilinmeyen, çözülemeyen ve anlaşılamayan "Güç"ler bunu ustaca önlediler.

"YÖK" uygulamalarından "kim memnun?" Bize göre "hiç kimse" Beli mahfellerin dışında hiç kimsenin memnun olmadığı bu yapı ve kadroların korunması zihinlerimizi bulandırmaktadır.

Bu yıl da "ÖSS" sınavlarının üç sorusu iptâl edildi. Yahu Allah''tan korkun! Senede bir sınav yapmak için bütün yıl çuvalla para alıp, yiyip yatacaksınız; sonra da hazırladığınız bu bir tek sınavın; ya soruları çalınacak veya iptal edilecek! Olacak şey mi bu?

Bir "türban" dalgası ile kamuoyu ve bilim çevreleri yıllardır meşgul edilmekle kalmamış, birçok usulsüzlük ve yolsuzluk "türban"ın arkasına saklanmıştır.

Şimdi Avrupalı da "türban"lıya karşı. Neden mi? Elin oğlu enayi değil. Zaten seni asimile etmek istiyor. Bu kozu, bu fırsatı yakalamış hiç bırakır mı?

Bütün bunlar olurken, sesini çıkartmayan, hatta açık açık Gürüz''e ve Alemdaroğlu''na destek çıkanlar, şimdi "Cübbe bırakma" eylemine girişmişler.

Derler ya "Ateş düştüğü yeri yakar" diye... Ancak güzel bir halk deyimi daha var, sizler iyi bilirsiniz! "Geçti Bor''un pazarı.... " derler.

Siz ne dersiniz?