Kaydet
a- | +A

Geçen hafta Avrupa gündeminde "para" vardı. Büyük umutlarla başlayan Avrupa Birliği ortak para uygulamaları "hüsran"a dönüşüyor... Aslında Avrupa-ABD mücadelesinde gösterge kabul edilen "Euro" kan kaybediyor. Hoş Alman Markı''nın dolar karşısındaki durumu da yürekler acısı ya neyse. Avrupa Birliği''ne üye onbir ülkenin ortak desteğini alan "Euro"; eski köye yeni âdet gibi gelmişti. Avrupa kendine gereğinden çok güvenmişti... Bu gereksiz güven ve rüyanın böyle son bulması üzücüdür. Ne var ki; Avrupa, kiminle dans ettiğini de öğrenmiş oldu. Paranın itibari değeri temsil ettiği ülke ekonomileri ile yakından ilişkilidir. "Euro"nun son durumu bu ilişkilerin en belirgin göstergesidir. "Euro" ile birlikte ABD doları karşısında değer kaybı devam eden Alman Markı sebebiyle Alman Merkez Bankası (Bundesbank) da telaş içerisinde... Dolar (ABD) karşısında % 25-30 civarında değer kaybeden "Euro" için telaşlanmak erken. Ancak tedbir almak için şimdiden başlamanın hiçbir zararı olmaz. Gazi Erçel''in açıklamaları 23 Mayıs''ta Frankfurt İnterconti''de seçkin bir davetli topluluğuna Türk ekonomisini anlatan Erçel, hayli zorlandı... Hele Hükümet kararı olarak lanse etmeye çalıştığı "% 25" oranındaki sabit enflasyon birçoğumuzda soru işaretlerine sebep oldu. Literatür bilgilerini Türkiye''ye uyarlamaya çalışan Erçel''in ülke gerçeklerine ve sektörel gerilemeye hiç temas etmemesi de düşündürücüydü. Bu arada "ABD" doları karşısında bozgun yaşayan "Euro" ve "DEM" ortada iken "Türk Lirası"nı savunma cesaret ve başarısını sergileyen Başkan''ı tebrik etmemek mümkün değildir. Her halûkarda globalleşmenin nimetlerinden (!) istifade etmeye başladığımızı da bu vesile ile idrak edebildik.

Avrupa "zam"ı öğreniyor "Euro" ve "DEM"in ABD doları karşısında değer kaybetmesi; Avrupa''da akaryakıt zamlarına sebep oldu. Süper benzinin fiyatı 2.16 marka çıkarken, dargelirli Alman vatandaşlarının şikâyetleri de artmaktadır. Akaryakıt fiyatlarındaki artışın Avrupa''daki diğer malların da fiyat politikalarını etkilemesi beklenmektedir. Avrupa Birliği hedefleri arasında yeralan; daha iyi bir ekonomi, daha iyi bir çevre ve daha müreffeh bir toplum düşüncesinin kolay ulaşılır bir hedef olmadığı anlaşılmış oldu. Bu gelişmelere rağmen Avrupa ekonomisi müesseseleşmiş sağlam temeller üzerine oturtulmuştur. Bu yönüyle şikâyet ve sızlanmalar itibaridir (göreceli). Bizim şikâyetlerimizle hiçbir benzerliği yoktur. Türkiye belki de AB ülkelerini değil; Macaristan gibi aday ülkeleri örnek almalıdır. Hiç olmazsa "76"lık değil "26"lık bir Başbakan seçerek!..