Gelişmiş de olsa ülkelerin ve teknolojilerin riskleri olduğunu geçen hafta öğrendik. Dünyada sadece ondört adet olan, en son teknoloji ürünü "Concorde"lerden biri Paris''te otele çakıldı. 114 kişinin ölümüyle sonuçlanan bu müessif kaza; sadece Almanya ve Almanları değil, hepimizi yasa boğdu. Yasa boğmasına boğdu da, daha önce Dominik Cumhuriyetinde kazaen düşen Birgen Air''e ait uçak için Öger''e gösterilen reaksiyon "Air Frans"a nedense gösterilemedi... Sözün gelişinden "Nedense" diyoruz. Aslında bunun nedenini hepimiz biliyoruz. Hatta bunu en iyi bilen de; Almanya Yahudi Cemaatleri Birliği Başkanı Paul Spiegel''dir. Spiegel''in Avrupa çapında ırkçılığa karşı birlik oluşturma isteklerinin temelinde bu çarpık düşüncelere olan reaksiyon vardır. Kısaca "Ölü eti yiyerek propaganda yapmak" alışkanlıklarına karşı çıkılmaktadır.
Irkçılık AB merceğinde Milletini, ırkını sevmek ve yükseltmek "ülkü"sü, arzu ve takdir ettiğimiz bir davranıştır. Ancak dinini, milletini, ırkını sevmek; başka ırklara, milletlere ve inançlara düşmanlığı gerektirmez. İkibinli çağdaş yıllarda, Avrupa''da umulmayan çağdışı bir ırkçılık yaşanmaktadır. Almanların başı çektiği ırkçılık rüzgarlarına Avusturya da katıldı... Bu durum 18''inci yüzyıl Avrupasının sendromlarını hatırlatmaktadır. Avusturya''da da, özellikle ırkçı ağırlığı olan "FPÖ"nün hükümet ortağı olmasıyla birlikte; çağdaş düşünce, entegrasyon ve globalleşme açısından sorgulanabilecek çok şey vardır. Bu arada Türklerin yoğun yaşadığı bir bölge olan Düsseldorf''ta patlayan bomba; bizim bu endişelerimizi haklı çıkartacak bir sonuç ve gerekçedir. Altısı Yahudi olmak üzere dokuz Rus göçmenin yaralandığı bu bombalama olayı, "ırkçılık" hadiselerinin köşe taşı olarak tarihe geçecektir!..
Toplantılar fiyasko... Filistin ve İsrail, ABD''nin Ortadoğudaki iki gözdesi. Gerçi Filistin bu günlerde "kuma" gibi görünüyor, ancak İsrail neredeyse ABD''nin bir eyaleti gibi... Her ne hal ise, Clinton görev süresi bitmeden bu düşman kardeşleri barıştırarak kariyerine bir büyük artı daha ilave etmek niyetindedir. "ABD"nin kozları hem çok, hem de kuvvetlidir. Hele Büyükelçiliği''ni Kudüs''e taşıma tehdidi gerçekten müzakerelerde etkili olacaktır. Açıklıkla belirtmek gerekirse "ABD ve Clinton" büyükelçiliğini Tel Aviv''de tutmakla, sadece Filistinlilere değil; Arap ve İslam dünyasına da "jest" yapmıştır. Bu "jest"in kıymeti bilinmeli ve Clinton''a yardımcı olunmalıdır. İyiniyetli "ABD" gayretleri akamete uğratılmamalıdır. Diğer bir toplantı da Japonya''nın Okinova kentindeki "G-8"ler toplantısıydı. "G-8"lerin bu birlikteliğinden çıkan sonuç; "Üçüncü dünya ülkelerinin borçlarının silinme" temennisiydi. Bu temenni için güzel Türkçemizde iki ayrı atasözü vardır. Biz ikisini birden yazalım, siz beğendiğinizi seçiniz. "Dağ fare doğurdu!.." derler. Veya "Dereye su gelinceye kadar, kurbağanın gözü patlar!.." Hepinize sağlıklı ve mutlu haftalar dileriz!

