Dolu dolu bir haftayı geride bıraktık. Avrupa''daki Türk varlığının titreyip kendine döndüğü bir hafta... Önce Berlin! Tek yürek, tek bilek olduğumuz müthiş "protesto"yla yer yerinden oynadı. Yediden yetmişe elleri "bayrak"lı, başları "eşarp"lı hanımlar, cıvıl cıvıl çocuklar ve hatta sakallarına "kır" düşmüş yaşlılar bile meydanlardaydı... Üniversitelerde, liselere ve hatta hastahanelere alınmayan "türban"lılar bu defa her nedense bu gösteriye dahil edildiler!... Dahil edilmek ne kelime âdeta "baştâcı" edildiler. İşte çifte standart diye buna denir. Cephede mermi taşıyan, tarlada "ırgat" gibi çalışan ve üreten, Türk Silahlı Kuvvetleri''ne arslanlar gibi "Mehmet"çikler doğuran kadınlarımıza ve kızlarımıza bunlar serbest. Ama iş okumaya gelince "yasak!" doğrusu ciddi bir ikilemin içindeyiz. Ve bunu en kısa zamanda çözüme kavuşturmak zorundayız!
"Tevhid"in sembolü minareler Altmışlı yıllarda aş ve iş bulabilmek için bilmedikleri diyarlara ve kültürlere koşan vatandaşlarımızın, kırk yıl gibi uzun sayılamayacak bir sürede gerçekleştirdikleri, "roman"lara sığmaz!.. Dilini, dinini, örf, âdet ve geleneklerini korumayı başaran Avrupa''daki "Türk varlığı" başarılarına başarılar katıyor. Hiçbir devlet desteği olmaksızın sadece vatandaş katkıları ile inşa edilen cami, dernek, lokal ve merkezlerin sayısı bilinmiyor. Diyanet İşleri Başkanı Yılmaz''ın da katılımı ile açılan Sindelfingen "Ulu Câmii" insanımızın gelecek hakkındaki görüşlerinin belgesidir. Gazeteniz "Türkiye"nin özel baskı yaparak duyurduğu bu mükemmel eserin açılışında Alman-Türk dostluğunun hangi noktalara tırmandığı daha da iyi anlaşılıyordu. "Kilise"lerin, "havra"ların boşaldığı, cemaat bulmakta güçlük çektiği yirmibirinci yüzyılda "cami"ler birbiri peşi sıra açılırken; "lebâlep" dolu olmaları da ayrı bir mutluluk veriyor.
İnsan Hakları Toplumlar hangi ölçülerde gelişirlerse gelişsinler, ne ölçüde "refah"a kavuşurlarsa kavuşsunlar; "suç ve suçlu"luk ortadan kalkmıyor. Oranlarda azalma olsa da "suç ve suç"lu bütün toplumların ortak derdi durumundadır.
Yeşiller''in hırçın Milletvekili Claudia Roth bu defa "hem nalına hem de mıhına" vurarak Almanya''yı topa tuttu!.. Roth''a göre; "Aramızda yaşayan Yahudiler, ten rengi farklı insanlar ve mülteciler korktukları sürece insan hakları ihlâli Almanya''da da sorun olmaktadır..." Tam da "Uyum" Yasası''nın ayak sesleri duyulduğu bir zamanda Claudia Roth''un söyledikleri oldukça manidardır. "Uyum kursları"nın bir işkence ve zorbalığa dönüşmemesini dileyerek; hayırlı haftalar diyoruz!..

