Kaydet
a- | +A

Türkiye''nin gündemi "süpermarket" gibi... Ne ararsan var, derde devadan gayrı!

Ermeni "yalan"larını "ciddi"ye alıp peşpeşe uygulamaya koyduğumuz tedbirlerin yeni "dert"ler açacağını hepimiz biliyoruz. Bilmemize rağmen de "reaksiyon"er tutumumuzdan bir türlü vazgeçemiyoruz.

Günler haftaları, haftalar da ayları kovalıyor. Ancak ağız tadıyla oturup tartışabildiğimiz hiçbir ortak meselemiz yok!

Milli geliri 3000 dolar çıtasını aşamamış bir ülkede bu durumun "normal" olduğunu söyleyenler var. Biz buna katılmıyoruz!

Kurtuluş savaşında ve sonrasında milli gelirimiz mi vardı? "Lozan"ı imzalarken milli gelirimiz kaç dolardı? Benzer şekilde Kıbrıs Barış Harekâtında etkili olan milli gelirimiz miydi!..

Değil tabii, milli güç sadece milli gelirle sınırlı değildir. Milli gelir, belki de maddi ögelerin en sonuncusudur. Asıl olan milli hedefler ve bu hedeflere varmaya can atan milli iradedir.

Ufuksuz, mefkuresiz ve fikirsiz yönetimlerin millet iradesini harekete geçirmeleri çok zordur.

Şimdi önümüzde Meclis Başkanlığı seçimi gibi ciddi bir fırsat var. Dün Cumhurbaşkanlığı seçiminde biraraya gelindiği gibi, bugün de Meclis Başkanlığı seçiminde biraraya gelinmelidir.

Bu bir "fırsat"tır ve heba edilmemelidir. Parti taassubu ve şahsi çıkarlar sebebiyle "kalite"li yöneticilerin tasfiyesine müsaade edilmemelidir.

Dün oy verip seçenlerin, bugün şikâyete hakları yoktur. Yarın çok geç olabilir. Fırsat eldeyken huzur ve istikrarın ilk adımları atılmalıdır.

Biz burada birbirimizle boğuşurken; "Atı alan Üsküdar''ı geçiyor!.." "ASALA"dan "PKK"ya, "Ermeni" yalanlarından "Rum" takiyesine kadar yüzlerce meselemiz hâlâ "çözüm"süz ve karma karışık...

Ermeni mezalimini yaşayan kentlerimizden Erzurum''da vatandaş üzerinde ölü toprağı serpilmiş gibi... Varsa yoksa türban ve ona bağlı dezenformasyon.

Vatandaşın önüne geçip, Ermeni yalanlarını "tel''in" etmesi gereken Atatürk Üniversitesi Rektör ve Dekanları "başörtü"sü mazeretinin arkasına sığınarak asli görevlerini savsaklamaktadırlar.

Bir yazarımız "Balık baştan kokar" dediği için, "zoka"yı yuttu. Biz bunu diyemediğimiz için; Meclisin başını seçerken "kokmuş" bir seçim yapmayın diyoruz.

Bu Meclis bütçe yapacak. Bu bütçe "IMF" ve "DB"nin kıskacında olacaktır. Şayet "ehven-i şer" peşine düşülürse yazık olur. "dirayet"li ve "şaibe"siz bir aday etrafında birleşilmeli, bu birleşme dalga dalga ülke sathına yayılmalıdır.

Biz boynumuza "haç" kubbelerimize de "çan" takmadıkça bu mücadele bitmeyecektir!

Üniversitelerdeki kızlarımızın türbanı olsa da olmasa da; Ermeni yalanları olacaktır. Yine aynı şekilde Rum iddiaları seslendirilecek ve Türkiye "güç" yetmez, "takat" erişmez tazminatlara "mahkûm" edilecektir.

Geliniz "bir" olalım, "birlik" olalım. Subjektif değerlerle birbirimizin kuyusunu kazmayalım.

Çünkü biz "kuyu" kazarken, elin oğlu "mezar" kazıp, "Türk"e "kefen" biçiyor!..