Yaz başında yaşadığımız "rektör atama"larıyla birlikte yeniden alevlenen "YÖK" tartışmaları sürüp gidecektir.
Öyle anlaşılıyor ki "TBMM" bile bu kurum''a bulaşmaktan kaçınıyor ve bir Başbakan''ın açıkça itiraf ettiği gibi; "YÖK''e söz geçirilemiyor!"
Demokratik ülke ve toplumlarda "şeffaf" olmayan ve "söz geçirilemeyen" kurum ve kuruluşların yeri yoktur! Şayet bu Başbakan''ın itirafı doğruysa ve "takıye değilse; bugün Türkiyemizde bir çarpıklık olduğu çıplak gözle bile görülmektedir.
"YÖK ve üniversite"ler hakkında kalem oynatmak, arı kovanına çomak sokmaktan da beterdir.
İşin gerçeği; Ondokuz Mayıs Üniversitesi Ziraat Fakültesi''nde görevli değerli bir profesörümüzün bize yazdığı mektubu okuyunca, konuya tekrar değinme gereği duyduk. Çünki bu samimi mektup öncekilerin "ipe sapa" gelmez saçmalıklarından çok farklı olarak fikir ve çözümlerle bezenmiş...
"Bilim" tartırşmasız gerekli olmakla birlikte, "ahlak"sız ve "seviye"siz bilimin hiç kimseye yarar sağlayamayacağı mâlumdur. Dahası dini kitaplarda "şeytan"ın "melek"lere hocalık yaptığı belirtilmektedir. Demek ki "hocalık" yapmak; "şeytan"ın şeytanlığını gidermiyor!..
Bugün "YÖK"le ilgili tartışmaların merkezinde "bilim" değil, "ahlâk" olmalıdır. Ahlaksız, seviyesiz ve kişiliksiz "bilim"den fayda umulmamalıdır.
Ziraat Fakültesi Profesörü olan Hocamızın adını vermeye çekiniyoruz. Çünkü öğrencileri ile "el ele" tutuşan profesörlere meslekten "men" cezası veren bir anlayış; maazallah gazetelere mektup yazma cüreti gösteren bu bilim adamını ibret-i âlem için "asar" da!..
İsmini veremesek de, fikirlerini yansıtarak; yükseköğretimde mücadele veren samimi, sağduyulu bilim, ahlâk ve kişilik sahibi insanların "var"lığı ile yüreklerinize su serpelim istedik!
Bakınız son olaylar ve "YÖK" hakkında bu değerli bilim adamımız neler söylüyor:
"Rektör atamaları konusunda yaşanan olaylar, yetmişyedi yıllık demokrasi mücadelemizin geldiği noktayı ortaya koymak bakımından önemlidir.
........
''Sözde değil, özde demokratik devletlerde evrensel hukuk kuralları aynı ölçeklerde yorumlanır. Ne gariptir ki bizim ülkemizde demokrasi ve hukuk anlayışı Ege bölgesinde başka, Karadeniz bölgesinde bir başka uygulanır...''
Doğru söze ne denebilir? Yıllarını üniversite gençliğine adayan bu hocamızın "sitem"lerine katılmamak mümkün değildir.
Nitekim İstanbul Üniversitesi''nin açılışında Sn. Mumcu''nun tesbit ve beyanları sağduyu sahibi kadroları teyid eder mahiyettedir.
"YÖK"e çok emek vermiş Sn. Doğramacı''ya göre; rektörler "seçim"le değil, atama ile "post" kapmalıymış.
Yapmayın Sn. Doğramacı! İki defa üstüste "Rektör Başı" olarak atanan Sn. Gürüz''ün yaptıklarını gördükten sonra; hâlâ bu "atama" yöntemi tavsiye edilebilir mi?
Dedik ya bir "dokun", bin "YÖK" dinle diye. Gerçekten de durum aynı...

