Kaydet
a- | +A

İkibinli yılların bütçesi komisyon çalışmalarından sonra TBMM Genel Kurulu''na sevkedildi. "Kıyak emeklilik ve rüşvet" iddialarıyla, komuoyunu tedirgin eden yaklaşımlar sebebiyle yeni bütçe tartışmaları hayli sert geçiyor.

Ele "talkın" verirken, kendileri "salkım"a göz diken milletvekillerimiz fena yakalandı...

Hele liderlerimiz!.. Önce haberleri olmadığını söylemeleri, daha sonra da kanunun hükümet teklifi olarak Genel Kurul''a sunulmasının anlaşılmasıyla ortaya çıkan sakil davranışları ile hepimizi mest ettiler.

Teklifi kanun olarak Parlamento''ya getirenlerin, önce konuyu yadırgamaları (!), sonra da içlerine sindiremeyerek (!) yelkenleri suya indirmeleri, hiç inandırıcı olmadığı gibi, genel anlamda bütçe görüşmelerine de gölge düşürmüştür.

Alacakaranlık operasyonları ile çok plânlı ve şuurlu olarak Meclis Genel Kurulu''na kadar getirilen bu teklifin arkasında durulmaması hiç de iyi olmamıştır.

Yanlış hesap Bağdat''a gitmeden, gidemeden; Ankara''dan dönmüştür. Aslında bu teklifin Genel Kurul''da oylanarak reddedilmesi gerekirken, yine çark edilmiştir. Bu tarzda geriye çekilen bir teklifin en uygun zamanda tekrar ısıtılıp önümüze sürüleceği bellidir.

Çok zamansız ve gereksiz bir şekilde, üzücü bir tarzda gündeme sürülen bu teklifin arkasında bütün koalisyon ortaklarının bulunduğu açıktır. Muhalefetin görünüşteki karşı çıkması da tamamen siyasi mülahazalarla olmuştur.

Sümenaltı edilerek gözden kaçırılmak istenen bu teklif bazı cinfikirlilerin yardımı ile en kısa zamanda bu Meclis''ten geçirilir. Geçirilir de, nasıl geçirilir bilemiyoruz!..

Liderlerin anlamazlığa vurarak hiçbir açıklama yapmadıkları bu teklifin, koalisyon ortaklarınca görüşülüp kararlaştırıldığı anlaşılmıştır.

İktidar gruplarını bile birbirine düşüren bu tekliften sonra hükümet yara almıştır. Bütçe Kanunu''nun Meclis''ten geçmemesi sözkonusu değildir. Ancak bu tür yaralarla kanunlaşan bir bütçenin vatandaş nezdinde güveni olmayacağı açıktır.

Bugüne kadar çok değişik platformlarda tartışılan Bütçe''nin, bu defa Meclis Genel Kurulu''nda tartışılması, birçok konuya açıklık getirmiştir.

Canlı yayında, izleme fırsatı bulduğumuz liderlerimizin bu tür konuşmalara hasret kaldıkları görülmektedir. Önümüzdeki günlerde daha da ateşli konuşmalarla bazı gerçeklerin su yüzüne çıkması mümkün olacaktır.

İdeal kitabi hitabet sanatı örnekleri sunulan bu bütçe görüşmelerinde; konu yine istikbal''e kilitlendi...

Vatandaşın 2025 yılındaki hayat şartlarını tahmin eden, yordayan liderlerimiz, her nedense bugün yaşadığımız günleri değerlendirmekten kaçınmışlardır.

Yirmibeş yıl sonraki Türkiye''nin milli gelirinden ziyade; bugün işçi memur ve dargelirlilerin maaş ve ücretleri, yaşanan korkunç vergi ve zamlarla nasıl başedileceği hususlarına hemen, hemen hiç temas edilmemiştir.

Hele ANAP Genel Başkan''ı Yılmaz''ın konuşma metni, bütçe görüşmelerinden çok; son yıllarda yapılan yanlışlıklarla ilgili bir "Günah çıkartma metni" havasındaydı.

Timsahın gözyaşlarını hatırlatan bu metinlerin yine de yüreklerimize su serptiğini belirtmemiz gerekir. Karakoyunlu''nun damıtık değerler manzumesi olarak taktim ettiği konuşmanın en kısa zamanda sözden çıkarak fiiliyata geçmesini bekliyoruz.

Ancak bunun da gerçekten yürek işi olduğunu da biliyoruz. Bu işler öyle sessiz film oyunları ve mugalatalar ile yürümez. Artık makyavelist yaklaşımların siyasi ustalık olarak görülmediğinin farkına varılmalıdır.

Uyum konusundaki gayretlere katılıyoruz. Ancak iktidar önce halkı ile uyum sağlamalı, akabinde de bu uyumu Avrupa''ya yaymalıdır.

Daha üyeleri arasında uyum olmayan bir koalisyon,

Vatandaşı ile sürekli didişen bir devlet,

Organları arasında bir türlü ahenk sağlanamayan bir bürokrasi ile;

Avrupa ile entegrasyonun zor olacağı bilinmelidir!..