Kaydet
a- | +A

Uğur Mumcu cinayetiyle ilgili gelişmeler "gündem"in başına oturdu. Kimilerine göre oturtuldu da denilebilir. Delillerin peşpeşe dizilmesi, itiraflar ve itirafçılar derken, cinayet çorap söküğü gibi çözülmüştür. Bazen "Bunca bilgi ve belgeye rağmen; yedi yıl neden beklenildi?"demeye varan sorgulamalara da rastlamaktayız. Dikkat edilirse Mumcu cinayeti bu tür terörün ilk ayağı olmadığı gibi sonuncusu da değildir!.. Açıkçası Abdi İpekçi''den Ahmet Taner Kışlalı''ya kadar benzer çok hadiseler vardır.

Belki de İçişleri Bakan''ı Tantan''ın da dediği gibi;

"Sadece katiller değil, örgütsel ve parasal ilişkiler de çözülmektedir..." Hele biraz da politik perhizi ihlâl edercesine telaffuz edilen "dış bağlantı"lar düşünüldüğünde; bize düşen görev sadece güvenlik güçlerini alkışlamak olacaktır.

Hadisenin bu kadar basit ve kolay olduğunu söyleyenlerin, bunca yıllık gecikmeyi açıklamaları da gerekecektir.

Hele ideolojiler ve örgütler arasındaki "transfer"ler düşünüldüğünde bazı "ölü" noktaların varlığı daha da iyi anlaşılacaktır! Emniyet güçlerine zaman kaybettiren en önemli husus da bu "ölü noktalar" olmuştur.

Bu operasyonda gizli gizli telaffuz edilmeye çalışılan "MİT Müsteşarlığı"nın dışlandığı hususu ise ayrı bir endişe kaynağıdır. Israrla vurgulanan ve olayların "MİT Müsteşarlığı" dışında cereyan ettiğini belirten açıklamalar; zihinlere soru işaretleri düşürmektedir.

İstihbarat ve güvenlik hizmeti topyekûn bir faaliyettir. Sacayaklardan birinin eksikliği operasyonların sağlığı açısından olumsuzluklara dönüşebilir. Konunun güvenlik ve istihbarat birimleri arasındaki eski sürtüşmeleri tekrar gündeme taşımamasını dileriz. Aksi halde başta İçişleri Bakanımız olmak üzere birçok kişi ve kurum töhmet altında kalabilir!.. Aslında teamül gereği emniyet kökenli parlamenterlerin İçişleri Bakanlığı''na getirilmesine yeni başlanmıştır.

İlk defa Ağar''la başlayan bu uygulama da istifa ile sonuçlanmıştır.

"DGM"nin koyduğu yayın yasağına rağmen basında yeralan bilgi, belge ve açıklamaların çokluğu dikkate alındığında; "Erken" kararların yanıltıcı olabileceği zehabı uyanmaktadır.

Umarız bu endişeleri izale edecek ciddi ve tutarlı açıklamalar yapılarak; cinayetler üzerindeki esrar perdesi kaldırılır. Bu ana kadar yapılan açıklamaların hükümeti de zor durumda bırakabileceği hatırda tutulmalıdır.

Arabesk operasyonlar yerine "gizli" ve "can alıcı" kesin sonuçların beklendiğini hatırlamakta yarar görmekteyiz!..