Hırsızlık, yolsuzluk, usulsüzlükle başlayan sosyal çöküntü devam ediyor... Bu çürümeye karşı çıkanlara da "aba altından sopa gösterilme"ye çalışılıyor.
Hoş, bu davranışa pabuç bırakacak yok. Ancak sinek küçük olsa da, mide bulandırıyor.
SEKA soruşturması bir "ilk"in başlangıcı olsun diyoruz. Birbirini aklayan siyasiler yerine; birbirini izleyen siyasiler dönemi başlasın artık!..
İyiyi, doğruyu, güzeli ve hakkı tavsiye eden kadrolar seslerini yükseltmedikçe huzur ve rahat gelmeyecektir.
Cenab-ı Hakk''a çok şükür. Fakat dertlerimizin biri bitmeden, diğeri başlıyor..
17 Ağustos depreminin yaraları sarılmadan birbirini izleyen felâketler ülkemizi acılara boğmaktadır.
Deprem, sel, trafik, terör derken; milletimiz bir türlü huzur bulamadı...
Şairin dediği gibi;
"Derdim çoktur, hangisine yanayım?" Zaten çok olan dertlerimizin yönetim ihmal ve hataları sebebiyle daha da çoğalmasını kabullenebilmek mümkün değildir.
Vatandaş yediden, yetmişyediye devlet ve millete hizmet etmek istiyor. Gönüllü kuruluşlar bir "hayır" yapabilmenin çarelerini arıyor!
Ne var ki indî ve asılsız tasniflerle bu teşebbüsler akîm kalıyor.
Zaman, malzeme, para ve işgücü lüzumsuz ve sorumsuz bir şekilde israf edilerek, acılar büyütülüyor...
"Umut" operasyonları "uyut"maya dönüşerek zihinler karıştırılıp, insanlar tedirgin ediliyor. Durup, dururken gayr-ı memnun kitleler oluşturularak, toplumumuz huzursuz ediliyor.
Tam da turizm mevsiminin başlangıcında; ajanlar, çeteler, kar başlıklı tatbikatlar falan derken Türkiye imajı zedeleniyor.
Bugüne kadar susan, sesini çıkartmayan Mossad''dan, CIA''ya kadar bütün haber alma teşkilâtları koro halinde bağırıyor.
İyi de Türkiye''de tatil yapmak isteyen yabancılar canını sokakta bulmamış ki!
Bu risk dolu ülkeye gelip canlarını tehlikeye atmanın manası var mı?
Düşman etmez, bizim bize ettiğimizi... Bindiğimiz dalı kesmekle meşgulüz.
Bunu yapanlar da sokaktaki sade vatandaşlar değil! Hakimi, savcısı, emniyet müdürü ve hatta bakanı el ele vermiş olmayan bir Türkiye imajı oluşturmaya çalışıyorlar.
Hani derler ya;
"En iyisi kan kırmızı diye!"
Aynen o hesap!..

