Kamuya sunulacak mal ve hizmetlerin serbest rekabet kuralları içerisinde oluşmasını sağlayacak olan ''ihale'' kanunu, ciddi bir ihtiyaçtan neşet etmiştir.
2886 sayılı bu kanun bir taraftan kamu görevleri ifa edenleri bağladığı gibi, diğer taraftan da ''fahiş'' fiyat uygulamalarını önleyici iki yönlü bir fonksiyon ifa etmektedir.
Devlet hizmetlerinde yaygınca yaşanan usulsüzlüklerin yolsuzluğa dönüşmesinin ilk adımı 2886 sayılı İhale Kanunu''nun devre dışı bırakılmasıyla atılır.
Hatırlanacağı gibi 56''ncı ''Anasol-D'' hükûmetinin düşmesine sebep olan ''Türkbank'' skandalı da; açık pazarlıkların, kapalı kapılar arkasında cereyan ettirilme istek ve gayretlerinden doğmuştur!..
Yine aynı dönemde yaşanan diğer bir ''skandal''da; ''Blue Dream'' (Mavi Rüya) mı, ''Blue Stream'' (Mavi Akım) mı olduğu hâlâ açıklığa kavuşamayan doğalgaz hatlarıyla ilgilidir.
Bu tartışmalı projeyi yürütmekle sorumlu olan ''BOTAŞ'' Genel Müdürlüğü ''Gazprom'' isimli şirkete; hiçbir ihale ve ön araştırmaya gerek duymadan 52 milyon ABD dolarlık bir ön ödeme gerçekleştirmiştir.
''BOTAŞ'' Genel Müdürü Gökhan Yardım, proje bedelinin % 15''i tutarındaki bu ödememin ''doğal'' olduğu görüşündedir (Türkiye Gazetesi 18 Kasım S.5)
Sayın Genel Müdür, ödeme öncesindeki usulsüzlüklerin hepsini ''yok!'' sayarak, bütün yaşananları yasal gösterme iddiasındadır.
''Gazprom'' isimli konsorsiyum olduğu iddia edilen şirket ortaklarına bakıldığında 57''nci Ecevit Hükümeti''nin bakanlıkları dağıtma stratejisi de daha iyi anlaşılmaktadır.
Hele 57''nci Ecevit Hükümeti''nde mevcut olan ''sıhrî'' yakınlıklar da mercek altına alındığında Enerji Bakanlığı''nın ''ANAP''ta kalmasının sebeb-i hikmeti daha da iyi anlaşılacaktır.
Dikkat edilirse ''Türk Telekom'' ihalelerinde de; KİT Komisyonu''nun araştırma istemlerine, 56''ncı Yılmaz hükümetinin müsbet cevap vermediği, hazinenin zarara uğratılması pahasına bazı kuruluşların korunup, kollandığı görülecektir. (Radikal, 17 Kasım. S. 13)
''POAŞ'' özelleştirmesinde Bakan Yüksel Yalova''nın iddiaları hilâfına serbest piyasa oluşturulamamış, böylece gerçek ''fiyat'' ortaya çıkmamıştır.
Biz ''iktidar'' olmayı millete hizmet aşkına bağlamak isteriz. Ancak görüp, yaşadıklarımız ''iktidar'' aşkının ''pasta''dan pay almakla eşdeğer olduğunu vurgulamakta, bizleri sükût-u hayale uğratmaktadır.
12 Kasım 1999 tarihli yazımızda da temas ettiğimiz gibi; eş, dost, akraba, yakın ve yandaşlara ''pasta''dan pay dağıtma istek ve gayretleri ''iktidar''a olan güveni tahrip etmektedir.
Bakınız ''PETKİM'' de benzer bir uygulama ile yönetim kurulu kararı alarak bazı ''sigorta'' şirketlerine haksız kazanç sağlatma gayretinde...
İhale Kanunu''na tabi olmamanın arkasına saklanarak usulsüzlüklere çanak tutulması, zaman içerisinde ''yolsuzluk'' haline dönüşmekte, gereksiz tartışmalar doğurmaktadır.
Gerçi bu haksız ve usulsüz kararlarla ilgili ticaret mahkemeleri ile rekabet kurullarına gerekli müracaat yapılmıştır. Ancak bu durum ''PETKİM'' için hep nakise olarak kalacak ve ''ANAP'' sorumluluğundaki bu ''KİT'' şaibeli bir kuruluş olarak anılacaktır.
Bir taraftan hür teşebbüs ve serbest rekabet taraftarlığı yaparak, diğer taraftan kapalı devre ''Close Circuit'' bağlantılarla; tam ve açık bir ''arz'' oluşturulmadan, ''talep'' giderici organizasyonların ''şaibe'' doğuracağı ortadadır.
Özel teşebbüs; hizmet verdiği ''Devlet''i tarafsız ve adil görmek ister. Aksi halde ''sermaye''; risksiz olan ''faiz ve repo''ya meylederek, yatırımlara iltifat etmez!
Bugün ülke ekonomisinin en büyük sıkıntısı da, bu tür ''kapalı'' ihale ve organizasyonlarla belli kesim ve kuruluşların haksız rekabetle ''köşe'' yapılmalarından kaynaklanmaktadır.
Bunca önemli hadiseler esnasında ''PETKİM'' ''POAŞ'' ve ''BOTAŞ'' gibi ''KİT''#rri yazmak bizleri ziyadesiyle üzmektedir.
Bakalım Sn. Yüksel Yalova ve ilgililer de aynı üzüntü içinde bu ''haksız iktisab''tan vazgeçecekler mi?.. Hep birlikte göreceğiz!..

