Kaydet
a- | +A

Bunca işimiz varken, üstelik de okullar tatilde iken, şimdi eğitimden bahsetmenin yeri mi? Doğru, gerçekten de eğitim ve öğretimi tatile aldığımız bu dönemde öğrencilerimizi rahat bırakmalıyız.

Ancak "ÖSS" sınav sonuçları açıklanırken zaten "ümera" ve "ilmiye" sınıfları kanlı bıçaklıydı... Daha şu günlerde bile Yükseköğretim''in patronları tartışılıyor.

Derken karşımıza bir de "OKÖSYS" sınavı ve sonuçları çıkageldi. Bu kısaltmayı da bulan sivri zekalıların dediği gibi; "Ortaöğretim Kurumları Öğrenci Seçme ve Yerleştirme Sınavı"na İmam Hatip damgası vurulmuş!..

215.991 erkek ve 202.957 kızımızın katıldığı bu sınavın birincisi Güngören Anadolu İmam Hatip Lisesi''nde okuyan İkbal Şencan isimli aydınlık yüzlü, kömür gözlü, güleç bir kızımız oldu...

Ne kadar güzel değil mi? Görünüşte gerçekten de çok güzel olan bu sonuç, bazı kart yazarlarımızı hayli etkilemiş.

Sınavda ikinciliği kazanan diğer bir kızımız Alev Emine İnce de Ankara Atatürk Lisesi''nin pırıl pırıl bir öğrencisi. Bu da iyi de; şu üçüncü olan kızımıza da ne oluyor? Sen tut Kayseri ili Melikgazi Anadolu İmam Hatip Lisesi''nden "OKÖSYS" sınavını üçüncülükle kazan! İşte şimdi bu olmadı!..

Biz bu İmam Hatip Liselerini ve onların pırıl pırıl başarılı yönetici, öğrenci ve velilerini diri diri toprağa gömmüşken; bunlar yeniden filiz veriyor!..

Sosyal olaylarda "iki kere iki"nin dört etmediğini bilmeyen yok! Bazen üç veya bazen de beş edebiliyor.

Bu da onun gibi birşey. Biz ne yapsak, dehayı gömemeyiz. Biz ne yapsak güneşi söndüremeyiz. Ve biz ne yaparsak yapalım ilahi adalete karşı gelemeyiz!

Şimdi kart şakşakçılar bir taraftan malumu ilama çalışırken; diğer taraftan da aba altından sopayı göstermeyi de ihmal etmiyorlar.

Şayet bu iki İmam Hatip Okulu müdürüne de bir iyilik düşünmezlerse şaşarım.

Biliyorum, "merkebin aklına karpuz kabuğu düşürme"nin sırası mı diyenleriniz olacaktır. Ama olsun! "Battı balık yan gider"

Efendim neymiş?

Bu genç kızımız başını açacak ve çağın gereklerine uyacakmış. Türban sorununu bu kızımız çözecekmiş.

"Takiye ve takiyeci" denilenler herhalde başkaları olamaz. Konu türban ve laiklik değil, konu eğitim ve öğretim başarısıdır. Bu başarıyı sulandırmanın, magazinleştirmenin âlemi var mı?

Üniversiteyi birincilikle bitiren türbanlı bir genç kızı, mezuniyet töreninden kovarken; bu birinciyi, İstanbul Atatürk Fen Lisesi''ne yerleştiriyorsun...

El insaf. Yahu dünyayı kendimize güldürmenin ne âlemi var! Oturun oturduğunuz yerde de sizi adam bellesinler.

Sezar''ın hakkını Sezar''a vermek için ille de bir Sezer''e mi ihtiyaç var?

Demek ki kanundan, kitaptan ve hukuktan anlayan bir "Sezer"imiz olmasa; "yandı gülüm keten helva!.."