Yedi uzun yıl durup bekledikten sonra, mevcut mevzuatı görmezlikten gelerek, geliştirdiğimiz metotlarla problemi çözdük.
Kırılıp dökülenleri, israfla heder edilenleri saymazsak bu iş oldu demektir. Hayırlı bir güne, yani cumaya isabet eden üçüncü turda seçimin sonucu belli olmuştur.
Hele çok ümitli ve çok istekli olan Akbulut''un beklenmedik bir şekilde "havlu atmasından" sonra; bu iş tamamdır.
Meclis içi ve meclis dışı dengelerin muhafaza edilmeye çalışıldığı bu seçim çok şeyleri aydınlığa çıkartmıştır.
Gerçi ikibinli yıllarda Türk dünyasına lider olacak bir Başkan profili oluşturamadık ancak; mevcudu muhafaza babında hayli başarılı olduk denilebilir.
Böyle bir yarışa tek adayla girilmesi yazık olurdu... Bu bakımdan Parlamenterlerimize "çoktan seçmeli" bir test uygulanmasının hayli yararını da gördük.
Bundan sonra yapılabilecek her seçim için ortak bir "norm" geliştirilmiş oldu..
"İSO" belgeli olmasa bile, böyle standart bir "norm"un Türk demokrasisine kazandıracakları ile ilgili çalışmaların devam edeceği anlaşılmaktadır.
Bunca teknolojik gelişmeye rağmen bizim nesiller, yaşadıklarını "ekranlar"dan değil; yıllar sonra yazılacak "hatıralar"dan öğreneceklerdir!..
Çok iyi organize olmuş, müdafaa-i hukuk cemiyetlerine benzer; "müdafaa-i sistem" cemiyetleri sayesinde sonuç almakta hiç zorlanılmamaktadır.
Siparişle olmasa bile, istek üzerine fetva veren din adamlarından; nabza göre şerbet veren hukuk adamlarımıza hatta isteğe uygun renklerde oy veren parlamenterlerimize kadar her şeyimiz var!
Bizde "yok" yok!
Derde deva ve sadra şifa olacak her şeylerimizin mevcut olması sebebiyle; vatandaşlarımız rahat ve huzur içerisinde...
Bir elimiz yağda, diğer elimiz balda, yuvarlanıp gidiyoruz işte!..
İkibinli yılların ilk cumhurbaşkanını seçtik!
Yıllardır kanımızı emen enflâsyonu yere serdik!
Kredi notumuzun artması bir yana, gelen yığınla krediden dolayı bunaldık!
Türk Lirası "sıfırı tüketse" de, ekonomimizin ne ölçüde sağlıklı ve başarılı olduğunu dünya âlem haykırmaktadır.
Bütün bu olumlu ve hayırlı işlerin peşpeşe gelmesinden gocunan kimseler varsa onlara da akıl ve insaf dileriz.
Bunca mükemmel gelişmelerden sonra "karamsar" olmamak lâzımdır. Ufak tefek aksaklıklar için de; "bu kadar kusur kadı kızında bile olur" diyerek; cennetlik canlarımızı hiç üzmeyelim!..
Bizi, ülkeyi, rejimi ve geleceği düşünen bunca yetkilimiz varken; bizim ayrıca düşünmemize hiç gerek kalmamıştır.
Bu seçimle birlikte; büyüklerimizin bizi, bizden çok düşündüklerine ve bizim için nelere katlandıklarını görünce de; endişeye mahal olmadığı açıkça anlaşılmaktadır.
Vatana, millete ve "Devlet"e hayırlı olsun!..

