Kaydet
a- | +A

İkibinli yıllarda bize hizmet verecek kadrolar belli olmuştur.Gelişme, Değişim, Atılım, Entegrasyon; gibi ucu açık kelime ve deyimlerin, hiçbir ''kıymeti harbiyesi'' olmadığı anlaşılmıştır. Sadece Kızılay, THK, RTÜK, YÖK''le de sınırlı olmayan her tür usulsüzlük ve yolsuzlukların; ''fakirin çenesini yoracağı'' da belli olmuştur. Halkın istek ve beklentileri, Milli irade, Barış içinde birlikte yaşamak, Pastadan eşit pay almak; gibi uçuk kaçık işler bize göre değil! Biz geleneksel ataerkil bir toplum olarak ''Baba''ya alışmışız. ''Baba''nın dediği olur! Genç nüfus potansiyeli, yeni yetişen ve çağın gerekleri ile yoğrulan kadrolara imkân sağlanması geleceğe olan ümitlerin kırılmaması ve daha yüzlerce müsbet düşüncenin sabun köpüğü misali eriyip gittiğini gördükçe üzülmekteyiz. Şahsi istek ve arzuların, devlet yönetimi şeklinde algılanıp pazarlanması Türkiye''yi zora sokacaktır. Siyasi partilerde lider sultasından dem vuranlar, parti liderliğini ömür boyu ''part time'' hizmet gibi görenlerden şikâyetçi olanlar; benzer durumun bütün devlet teşkilâtını ''ayrıkotu'' misali sardığını göremiyorlar... Postu kapan bir daha bırakmasını bilmiyor. Bütün hesaplar kıyamete kadar iktidar olup, lider kalmakta birleşiyor. Anayasa, kanun, teamül, verilmiş sözler, daha önceki görüşler... Bunların hiçbir bağlayıcılığı olamaz. Yeter ki ''post'' muhafaza edilsin. Samimi duygularla çırpınan ''MHP'' ve ''Bahçeli''nin gayretleri boşuna. Bütün bu oldu-bittilerden sonra Sn. Bahçeli''ye üzüntü duymak ve yadırgamaktan başka birşey kalmıyor ki!.. Şimdi devletin bir tasarrufundan, hükümetin Başbakan yardımcısı üzüntü duyup yadırgamaktan başka birşey yapamıyorsa, vatandaş ne yapsın?.. ''Milli irade'' de, ''Milli takım'' gibi teknik direktörlerin, tek seçicilerin kuvvetli pençelerinde can çekişmektedir. Tabii kriterler halka hizmete endeksli olmadığında, belli merkezlerin isteklerini yerine getirmek, ömür boyu ''post''ta oturmaya yeterli oluyor. Teftiş kurulları, yüksek denetleme kurulu, mahkemeler, sorular, gensorular falan; hepsi bu oyunun dekor ve aksesuarı olmaktan ileriye gidemiyor. Bütün bunlardan sonra ''AB''ye üye adayı olmanın bir hükmü yoktur. Helsinki''de adaylık statüsü alınmış olsa bile; adaylık için bekleme odasında bir ''kırk yıl'' daha heba edilecektir. İkibinli yılların kadroları ülke ve milletimize hayırlı ossun!.. Not: Mübarek Ramazan-ı Şerif ayının hepimize hayırlar getirmesini diliyoruz.

Dr. V.G.