Hükümetin kurulma çalışmaları ve Meclis Başkanı seçimleri giderek çıkmaza sokulmaktadır. Bu krizin temelinde hakkı olmadığı halde iktidara çöreklenen DSP yönetimi yatmaktadır. ANAP ve DYP''nin hataları ile iktidara gelen Ecevit, geçici dönemin kendisine sunduğu iktidar koltuğunu müktesep hak olarak algılamaktadır.
% 78 oyla meclise giren sağa karşı Ecevit''i saldırgan hale getiren bu algılamalara en iyi cevap MHP''den gelmiştir. DSP''nin randevu talebini geri çeviren MHP, milli iradenin gönlüne su serpmiştir.
Kendilerine olağanüstü değer ve olmayan sahiplilik atfeden Ecevit''e karşı gerekli demokratik tavrı geç de olsa ortaya koyan MHP''ye halktan büyük destek vardır.
Şimdi vatandaşlarımızın gözü ANAP ve özellikle de DYP''dedir. Seçim öncesi özel durumlar sebebiyle bir ölçüde mazur görülebilecek olan DSP desteğinin, artık hiçbir gerekçesi kalmamıştır.
ANAP ve DYP; tabanının istediği kişilikli politikaları açıkça ortaya koymak zorundadır. Aksi halde politikaya veda etmekle yüz yüze kalacaklardır.
Hele DYP''nin seçim öncesi vaatleri ile seçim sonrası davranışlarındaki ciddi değişime mânâ vermek mümkün değildir. Artık günübirlik hesaplarla politika yapma devri kapanmıştır. Bugün MHP''nin ortaya koyduğu tavır, Türk sağının yıllardır beklediği ve arzuladığı bir tavırdır. Bunun ANAP ve DYP tarafından desteksiz bırakılması büyük vebal olacaktır.
ANAP zaten DSP''nin payandası olarak siyaset yapmanın bedelini ödemiştir. Bu tür çıkmaz sokakları bir daha denemeyecektir. DYP''nin de bugüne kadar DSP''ye verdiği imkânlar ortadadır. Buna "dur!" demenin zamanıdır.
Ankara''daki ince hesapların içerisinde Çankaya''nın rolünü de iyi değerlendirmek gerekir. Bugün Çankaya dünkü kadar rahat değildir.
DSP''nin bir türlü "İçine sindiremediği MHP"; milletin içine sindirdiği ve mecliste görev verdiği seçkin kadrolardan oluşmaktadır. İnce hesaplar ve basit ayak oyunlarıyla bu gerçekler reddedilemez.
Gün ola harman ola... diyerek DYP ve ANAP''ı akl-ı selime davet ediyoruz. Fazilet Partisi ve DYP''yi klasman dışına iterek kendilerini Türkiye''nin koruyucusu ve kollayıcısı ilân eden DSP''lilerin yeni hedefi; MHP''ye de kırmızı kart göstermektir.
Bunun adına da demokrasi denebiliyorsa o zaman, "Buyurun kumda oynayın!" demekten başka çare kalmıyor.
Zaten MHP''nin de (dediği ve) yaptığı budur!..

