Kaydet
a- | +A

Türkiye ayağımızın altından kayıyor... Bu ülke elimizden alınıyor. İnsanlarımızın büyük bir çoğunluğu açlık, yokluk ve çaresizlikten kırılıyor.

Ekranlara ve gazete manşetlerine gözatan orta zekâlı biri bile meselelerimizin ciddiyetini anlayacaktır. Ülkemizde durum böyle de, paylaştığımız coğrafyada farklı mı? Değil tabii. Ortadoğu, Balkanlar ve Kafkaslar fokur fokur!.. Çeçenistan''dan Kıbrıs''a, Kosova''dan Filistin''e kadar yaşanan hadiselerde artık "Türkiye"nin adı yok.

Ermeni, Rum ve diğer etnik grupların bezdiren faaliyetleri ve bitmeyen "talep"lerine rağmen; biz hâlâ "oyunda, oynaşta"yız. Muhal meselelerle milli birlik ve beraberliğimizi "zaaf"a uğratırken, gayrı memnun kitleler oluşturmakta üstümüze yok!.. Tarifi yapılmamış ve ısrarla da yapılmayan bir "laik"liğin karşıtlarıyla uğraşıyoruz (!)

Artık "tomar"la değil, "çuval"la para çalındığı bu dönemde; medyadan bürokrasiye, atanmıştan seçilmişe kadar herkesin "kir"lendiği bu ortamda uğraştığımız şeylere bakın! "Yüz"lerce insan sadece "inanç"ları sebebiyle acı çekiyor. Yargıya tâbi olmayan "YAŞ" kararlarından, iptal edilen kanun hükmündeki "kara"nağmelere kadar herşey sade vatandaş ve dindarları hedef alıyor. Gündüz "külah"lı, gece "silâh"lı insanların tahakkümü altındayız. "Eşkıyanın bu gece ne yapacağı ve/veya ne çalacağı"nı bilebilene aşkolsun!

Dünyada "söz", bölgesinde de "güç" sahibi olması gereken Türk-İslâm dünyasının lideri Türkiye''nin esamisi okunmuyor. Amerika''da Avrupa''da ve hatta merkezi Asya''da bile aleyhine düzinelerce karar alınan Türkiye''nin "gündem"ine bakınız. "Kadın eli sıkmıyor" diye mesleklerinden men edilen yüzlerce yetişmiş insan dışlanıyor... Kadın eli sıkmamak iddianemelere konu oluyor! Yine, akranlarını "ÖSS"de geçerek en seçkin üniversiteleri kazanan genç beyinler, sırf "türban"lı oldukları için en tabii okuma ve çalışma haklarından mahrum ediliyor. Sadece imam hatip liseleri değil, birçok meslek liseleri "talep" azlığından peşpeşe kapanıyor. Bütün bunlara rağmen Türkiye''yi zora sokacak şaibeli ve lâyüsel kararların alınmasına, hiç kimse "dur!" diyemiyor.

"Kadın eli sıkmamak!" fiili sebebiyle rejime muhalefet isnadına muhatap olanları gördükçe; bu fiilin "mevhum-u muhalif"i aklımıza gelmiyor da değil hani... Bu aksi "eylem"i yapanları düşündükçe de; Ardahan''dan Edirne''ye, Trabzon''dan Antalya''ya kadar yaşanan fuhuş ve beyaz kadın ticaretini zımnen "teşvik" ediliyormuş gibi bir hisse kapılıyoruz.

Dini inanç ve vecibelerin hayal ve ideoloji ile yerilmeleri sağlıklı bir yol değildir.

Toplumda bir "sapma" ve "kırılma" mevcutsa bunun düzeltilmesi ancak eğitim, sevgi ve ikna ile olur. Zorbalık ve şiddet çözüm olamaz!..