Estetik ve fonksiyonun kulaklaştığı bir cihan imparatorluğunun yediyüzüncü kuruluş yıldönümü... "Osmanlı"ya cihan imparatorluğu ünvanını kazandıran mutlu fethin 546''ncı sene-i devriyesi çakışınca çok şeyler oldu ve daha da olacak!..
Yüce emir Fatih Sultan Mehmet Han''ın belde-i tayyibe, "İstanbul"u fethi, Türk tarihinin dönüm noktasıdır. Dandanakan, Malazgirt ve Kosova''da kazanılan muazzam zaferlerin fetihle noktalanmasıdır.
Yirmibirinci yüzyıl Türk gençliğinin döne döne üzerinde durması gereken bu fethin mana ve ehemmiyeti iyi anlaşılmalıdır. İstanbul''un fethi sadece İstanbul ile sınırlanmamalıdır. Bu fetih Anadolu, Balkanlar ve Türk dünyasına mâledilmelidir.
Müslüman mahallesinde salyangoz satarcasına, Anadolu''da senfoni orkestraları dolaştıranlar; hiç olmazsa fetih haftasında, gözünü hilalden ayırmayan yiğitlerin müziği mehteri, Anadolu ve Türk dünyasına taşımalıdırlar!
Anadolu''yu bütünleştirip Türkleştirmek isteyenlerin bu hedeflere varması, beynelmilel kültürün ürünü senfonilerle değil; Türk''ün öz varlığı kültür ve sanat eserleri ile mümkün olacaktır.
İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı''nın Cemal Reşit Rey''de 28-29-30 Mayıs tarihleri arasında düzenlediği mükemmel müzik ziyafeti bizleri tarih ve kültürümüzle birleştirdi.
Çölde susuz kalmış kervanların vahâ bulma sevincini, mehteran konserini izlerken yaşadık. Gözünü hilâlden ayırmayan yiğitlerin müziği mehteri nefeslerimizi tutarak gözlerimiz nemli ve dolu olarak seyrettik.
Kültür Bakanlığı İstanbul Tarihi Türk müziği topluluğunun icra ettiği birbirinden güzel eserler, bizi ceddimizle kucaklaştırdı... Hele;
"Asırlar boyunca inledi serhad,
Doğudan batıya Yemen Belgrad
Bir huşu içinde dinle gülbankı
Ses veriyor tarih bu ses o yankı!.."
Sözleriyle yediyüz yıllık Osmanlı''yı taa kalbimizin derinliklerinde hissettik...
Osmanlı Beyefendisi Tuğrul İnançer ve Osmanlı Çelebisi Ahmet Özhan''ın el emeği göz nuru, disiplin ve edep timsali sanatçıların devlete, millete, sanat ve estetiğe sadakatle hizmetlerini müşahede fırsatı bulduk.
Bestekâr padişahların duygu yüklü güfte ve besteleriyle coştuk. Otuzaltı Osmanlı padişahının ondört tanesi müzisyen... Harpte kartal, sulhta kumru olan sultanların iç dünyalarını yadettik.
Maveraünnehr''in ılık duygularını Anadolu ve Rumeli''ye taşıyan türkülerle coştuk ve hüzünlendik. Evlâd-ı fatihanı bir defa daha hasretle yadettik.
Çağdaş senfoniler yerine çağlarüstü klasiklerle dolu dolu üç gece yaşadık. Tarihî ve kültürel zenginliklerimizle iftihar ettik. Bu mükemmel organizasyonu İstanbul''a yaşatanları sevgiyle kucaklıyoruz.
Aynı veya benzer programların Anadolu ve Türk dünyasında icrasında büyük faydalar gördüğümüzü ilgililere tekrar tekrar hatırlatıyoruz.
İyi de bunca etkinlikte hiç mi hatamız olmadı! Oldu tabii, ancak yaşadığımız güzellikler biri hariç bütün hataları affettirmiştir.
En basit bir pavyon şarkıcısına bile kamyonla çiçek gönderen, seçimlerde uçak kiralayıp, genel başkanlarına karanfil saçan bir nesil; nasıl olup da bu etkinliğe tek bir çiçek göndermedi hayret ettik doğrusu!..
Başkanından-yazarına, işadamından-öğrencisine kadar hepimiz bize bu mükemmel ziyafeti sunan sanatçılarımızdan bir çiçeği bile kıskandık, esirgedik. Çok yazık ettik doğrusu...

