Kaydet
a- | +A

12 Ocak''ta biraraya geleceği bildirilen hükümet üyesi koalisyon liderlerinin bu toplantısı abartılmamalıdır. Kuruluş ve işleyiş gereği her an birlikte olması gereken hükümet üyesi parti liderlerinin, normal çalışma düzeni bu olmalıdır.

Bazı ince hesaplarla koalisyona katılıp, hükümette görev almayan Yılmaz sebebiyle; koalisyon hükümetinin çalışmalarının aksadığı hepimizce bilinmektedir. Böyle bir toplantı birçok olumsuzluğun önünü kesmesi bakımından, normal olduğu kadar; önemlidir de...

Her nedense zaman zaman tansiyonu yükselen siyasetimizin düzen tutması zor olmakta, en normal faaliyetler bile kriz işareti sayılmaktadır. Aslında biraz itidal gösterilirse meselelerin yerli yerine oturacağı anlaşılmaktadır.

Burada üzerinde durulması gereken asıl konu; koalisyon ortaklarının toplantısı değil; bu toplantılara muhalefet görüşlerinin sağlıklı bir biçimde yansıtılabilmesidir!..

Sayın Ecevit''in çok zaman koalisyon protokolünü aşan davranış ve beyanları, gerek koalisyon ortağı partilerde ve gerekse muhalefet partilerinde çeşitli rahatsızlıklar doğurmaktadır.

Çeçenistan, Öcveren''in idamı ve Cumhurbaşkanlığı seçimi olarak üç ana başlıkta özetliyebileceğimiz bu rahatsızlıkların karşılıklı görüşmelerle halledilmesi mümkün ve muhtemeldir.

Ne var ki bütün bu ciddi ve önemli meseleler, konuşulması gereken platformlardan, susulması gereken platformlara taşındığından sonuçlar kırıcı olmakta ortaklar arasında soğuk rüzgarlar estirmektedir.

Dahası lüzumsuz açıklama ve ithamlar sebebiyle çözümler sürekli gecikmekte, gereksiz şekilde kaşınan yaralar kangren olmaktadır.

Meselâ Çeçenistan konusu!..

Bu olay yeni değil ki. Daha önce de yaşandı ve devlet politikaları oluşturuldu. Oluşturulan devlet politikalarının izlenmesi gerekirken, şahsi düşüncelerin bu politikalar yerine ikame edilmesi sıkıntı kaynağı olmuştur.

Bunun gibi Öcveren''in yakalanıp adlî prosedürün işletilmesi; yürütmenin müdahale etmemesi gereken bir husustur. Bağımsız mahkeme kararlarına karşı yürütülen siyasi kampanyalar hoşnutsuzluklar doğurmuştur. Şu anda MHP ve Ecevit arasındaki anlaşmazlığın temelinde bu indî görüş ve davranışlar yatmaktadır!

Gelelim Cumhurbaşkanlığı konusuna!.. Mevcut devlet yapı ve işleyişi içerisinde Başbakan''ın Cumhurbaşkanı inha ve/veya ataması sözkonusu olabilir mi?

Bu konu cumhurbaşkanı ile görüşülmeden önce, koalisyon ortakları ve muhalefet liderleri ile görüşülerek ortak bir davranış belirlenebilirdi.

Aykırı bir yaklaşımla, "% 20"lik oy oranına sahip bir parti liderinin, kendisine itibari güç ve yetkiler izafe ederek Cumhurbaşkanı''nı inha ve/veya atamaya kalkışması kaosa davetiye çıkartmakla eşdeğer bir davranış değil midir?

Bütün bunlardan anlaşılan; bizlerin halen mevcut yasa, mevzuat ve teamül ile birlikte yaşamaya alışık olmadığımızdır.

Geliniz iyi niyet ve güzel duygularımızı; önce ortaklarımız, sonra da aynı çatı altında çalıştığımız diğer ekipler ve gruplarla birleştirerek mevcut yasa, mevzuat ve teamül ile çakıştıralım.

Böylece hem işlerimiz daha kolay, hem de gönüllerimiz daha bir hoş olacaktır!..