Kaydet
a- | +A

Son yıllarda alışılmışın dışında mesajlar almaktayız. İlkini biliyorsunuz Orgeneral Ateş''in Suriye hududundaki mesajıydı. Bu belki de Suriye''ye verilmiş bir "ültimatom"du. Biraz karmaşık yoldan olsa da neticeleri alındı. Türkiye ve bölgenin huzuruna kasteden Öcveren kedi yavrusu gibi derdest edilip yurda getirildi. Diyeceksiniz ki getirildi de ne oldu? İmralı''da klimalı odalar ve kuş sütü sofralarda ağırlanıyor. Dahası! Öcveren''in idamı için "Gök kubbeyi yıkanlar" suspus olmakla kalmamış, aniden idam karşıtı fesat cephelerine iltihak edivermişlerdir. Öyle ki, bağımsız yargının vermiş olduğu haklı ve gerekçeli "İdam" kararı başbakanlıkta tutularak meclis başkanlığına bile gönderilmemiştir. Açıkçası olmayan yetkiler kullanılarak, görev ihmali veya suiistimâli denilebilecek çok nahoş bir durum oluşturuldu. Yani Kara Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Ateş''in ültimatomu ile işe "Türk gibi" başladık. Bilemiyorum mücadelemizi aynı şekilde devam ettirebilirdik mi? Bu defa sınıra gitmeden Başkentte açıklama yapan Orgeneral Ateş; "Vatansızlardan ve ahlâksızlardan" bahsetti... İyi de etti. Ancak adres açık olmadığından etki beklenilen, arzu edilen "doz"a ulaşamadı. Meseleyi sadece Oramiral Erkaya ile sınırlı tutarsak o takdirde bu mesaj yerine oturmaz. Konu basında yeraldığından daha değişik boyutlu ve kapsamlıdır. Sadece Erkaya sözkonusu olsaydı buna cevap verecek ilk mercî Kara Kuvvetleri Komutanlığı değil, Deniz Kuvvetleri Komutanlığı olurdu... Böyle olmadığına göre mesajı, iyi incelemek ve irdelemek gerekir. Her ne kadar "efradını cami ve agyarını mani" bir mesaj olmasa da, kaynak ve yöntem olarak dikkate alınması gereken bir çıkış olmuştur. Kamuoyu, Orgeneral Ateş''in mesajını daha tam hazmedemeden; bu defa Hava Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Celasin''in konuşması gündem oldu. Derken Genelkurmay Harekât Başkanı Büyükanıt''ın görünüşte "PKK"yı hedef alan ancak "güç" kullanma gerekçelerini açıklayan mesajı Ankara''ya bomba gibi düştü... Teker teker bile ele alındığında, dikkatle analiz edilmesi gereken bu açıklamaların, peşpeşe gelişindeki hedefi görmek gerekir.

Milli Güvenlik Kurulu toplantısının hemen ardından gelen bu mesajların tamamı "güvenlik"le ilgilidir. İç veya dış güvenliği hedef alması farketmez. Ümit ve endişe arasında beklediğimiz bu günlerde mesajların hayra yorulması zordur. Bizden söylemesi!..