Kaydet
a- | +A

Türkiye bir hoş oldu. Götüren götürene. Ölçü, kıstas, ayar da bozuldu. Götürme işlemi de ayağa düştü.

Her işin bir "racon"u vardır. Bu defa yaşadığımız götürme işinde "kantarın topuzu kaçmış" bile... Büyük lokma yiyip, büyük söz söylememek gerekir. Bir döneme mührünü vuran "Demirel" soyadı böyle yıpratılmamalıydı. Filler, develer, balinalar derken yolsuzluklarla hayvanlar alemini tükettik şimdi sıra tabiat olaylarında Kasırga Operasyonu, Fırtına Baskını, Yıldırım Soruşturması, Tufan Araştırması, Bora Takibi, falan derken biz bu tabiat olaylarının da dibini buluruz. Sonra? Sonrasında gelsin bitkiler!.. Hiç uslanacağımız yok. Bunca yazılan ve çizilene rağmen huylu huyundan vazgeçmiyor. Bilgi, kültür, tahsil, terbiye de önleyici olmuyor, olamıyor. Bu yolsuzluk ve suiistimal sanki genlerimize işlemiş. Bunca eğitim, bunca ikaz, bunca ihtimam ve bunca nimete karşı; yapılanları makul ve mazur görmek mümkün değildir.

Olan olmuş üzme "cennetlik canını" da diyebilirsiniz. Ancak kalbinde hardal tanesi kadar inanç olan bir kimse, bunca fakir fukaranın hakkına girer mi? Peki bu olanlara göz yumarak onları mazur gören, hatta teşvik eden, dahası "köstebek"lik yapanlara ne diyelim!.. El insaf yahu. Paramız "pul", itibarımız da "sıfır" olmuş; biz yaşamak için mücadele verirken; koca koca adamlar çuvalla para kaçırıyor. Üç kuruşluk bir olayı "yetim" hakkı, "kör" guruş diye tanıtanlara şimdi hesap sorulamazsa ne zaman sorulacaktır! Türkiye cennet vatan. Doğru, doğru olmasına da bu cennetin kadr-ü kıymeti bilinemedi. Bizim kimseye söyleyecek sözümüz yoktur. Rum, Ermeni vs. kendi emellerine hizmet edecek ve kendi millî, dini hedeflerini gerçekleştirmeye çalışacaklardır. Hatta bu çalışmalar "düşman"ın dahi olsa takdir edilmeli, örnek alınmalıdır. Dikkat edilirse bizim "biz"e düşmanlık ve zararımız herkesten çok olmaktadır.

Bizim "içimiz"deki köstebeklerden çektiğimiz, dış düşmanlardan çektiğimizden de fazladır. El insaf yahu!..