Kaydet
a- | +A

18 Nisan seçimlerinden önce bugünkü politik yapı az çok tahmin ediliyordu. Hatta eser miktarda milletvekili sayısıyla iktidara oturan DSP''nin de birinci parti olacağı bile belliydi... Belli olmayan, DSP''ye payanda olacak partiler ve oy oranlarıydı. Önce DSP ve ANAP birlikteliği pompalandı. Ancak el altından sürdürülen kamuoyu yoklamalarından alınan sinyaller vardı. Ortaya çıkan iç karartıcı anket sonuçları ürkütücüydü...

Milletin bağrından çıkan MHP gümbür gümbür geliyordu. Milli olan her şeye karşı olan Ecevit liderliğindeki DSP''de telâş daha o dönemde başlamıştı.

Evet gerçekten de ortak belirlendi. 19 Nisan günü halk değil, millet hem ortağı, hem de sağın liderini açık ve seçik olarak belirledi. DSP, bu tercihten memnun olmadığını gösterdi. Hatta seçim meydanlarındaki taahhütlerine rağmen Ecevit yan çizmeye başlamıştı bile...

Hükûmet kurma görevi verilen Ecevit''in ayak sürümesi bundandır. Ecevit hükûmet kurma görevini savsaklama pahasına suni gündemler peşine düşmüştü. "Korkunun ecele faydası olmadığı"nı bile bile işi ağırdan alıyordu.

Daha ilk görüşmede "MHP ile ilgili kaygılarım var" diyerek büyük bir gafla işe başlayan Ecevit, kendisi hakkındaki kaygılardan ileri endişeler gündeme getirilince de çarşafa dolaştı...

Şimdi Ecevit''e kamuoyu önünde açıkça soruyoruz! Bu ülkede koalisyon ortaklarını kim belirleyecektir?

Almış olduğunuz hükûmet kurma görevi bir hobi ve/veya part time iş değil, maaş karşılığı yapılması gereken bir kamu görevidir. Görevin ihmali, savsaklanması ve suiistimalinin yaptırımları vardır. Millet bunca sıkıntıya rağmen, yarım asırdır sizi içine sindiriyor da; siz neden milletin seçtiklerini içinize sindiremiyorsunuz?

Sn. Ecevit, artık genç kuşakların önünü açınız. İkibinli yıllarda Türkiye''yi diktacı yönetimlere mahkum etmeyiniz! Bunca problem çözüm beklerken demokratik parlamenter düzene siz takoz olmayınız! Kısaca "Gölge etmeyiniz, başka ihsan istemez!"