Kaydet
a- | +A

5 Aralık 1927 tarihinde basılarak tedavüle giren ilk Türk Lirası, altın hükmündeydi... Evet 90 kuruşun bir Amerikan dolarına denk düştüğü bu kağıt lira (banknot), zenginlik ve refah sembolüydü. En büyük kağıt para olan 1.000 (bin) liralıktan 76 yıl sonra geldiğimiz nokta yürekler acısıdır. Merkez Bankası on milyon liralıkları baskıya hazırlarken, eminiz Türk Lirası''nın 75 yıllık serüvenini de kitap haline getirmeyi plânlamaktadır... Türk Lirası''nın dramatik serüveni aslında Türkiye''de bugün yaşanan sosyo-politik çalkantıların bir şifresi ve özetidir. ''Bir''e ''bir'' başladığımız bu yarışta paramızı pul, itibarımızı da sıfırlara getirenler utansın. Bir Amerikan dolarının beşyüz bin Türk Lirası olduğu bu dönemde yaşananlar az bile... Tutarsız ve popülist politikalarla Türk parasına kıyanlar, Türkiye''yi dünyada enflasyon şampiyonu yapmışlardır. Marşlar, sloganlar ve orkestralarla ülke yönetmenin yetersizliği sadece Türk parasının serüveni bile baz alındığında kolayca anlaşılmaktadır. Para; bir milletin bayrağı, pasaportu hatta milli hakimiyeti ile yakından ilgilidir. Değersiz para; değerli, itibarlı (saygın) bir milletin göstergesi sayılamaz. Yetmişbeş yıl öncesinin en değerli ve en yüksek kağıt parası 1.000 (bin) Türk Lirası artık bozuk para biriminde bile gözlenmemektedir. Pire kadar madeni beş bin (5.000) liraların bir kibrit bile almaya yetmediği bir dönem yaşanmaktadır. Bir taraftan enflasyonu düşürmekle öğünen hükümetlerin bir taraftan da on milyon (10.000.000) liralık pangonotlar basma teşebbüsü nasıl tevil edilebilinir?.. Düne kadar demir perde ülkesi diyerek küçümsediğimiz devletlerin parası bile bizden kıymetli olursa, bizim söylediklerimizin inandırıcılığı kolayca anlaşılır.

Enflasyon sadece Anadolu coğrafyasına has bir hastalık değildir. Cihanşümûl bir ekonomik virüs olan enflasyonun sadece Anadolu coğrafyasında etkili olmasının tek sebebi "kötü ve tutarsız" yönetimlerdir!.. 1995 yılına kadar kör-topal idare eden ekonomimiz, o tarihte ''mor milyonlar''la sarsıldı... 1950''lerin her sokakta milyoner bulundurma hedefi, 1995''te aşılarak (!) bütün ülke milyonerlerle dolduruldu.. Şimdi yine Türkiye sarsılacak. Rengini ve desenini bilmediğimiz on milyonluk (10.000.000) pangonotlarla bir defa daha zengin olmanın dayanılmaz hazzını (!) yakalayıp, yaşayacağız. Tabii şimşek gibi kısa süren bu zenginlik hazzını takip decek gelişmelere hazırlıklı olmamız gerekir. Her çıkışın bir inişi, her kemâlin de bir zevâli vardır. Yeni yeni vergiler ve kemer sıkma politikaları ile hayatı zehir edecek tedbirler hazır bekliyor. Bu yıllardır böyle oldu. Ağzımıza bir parmak bal çalınarak yıllarca harç, borç yaşamaya mecbur bırakıldık!.. Siz on milyon doları olan bir Amerikalıyı düşünün. Nasıl zengin, nasıl mutlu ve nasıl güvenlidir? Fazla üzülmenize gerek yok! Cumhuriyetimizin yetmişaltıncı yılında bizler de artık on milyon Türk Lirasına sahip vatandaşlar olacağız. Cep delik, cepken delik, altmış beş milyonluk milyonerler ülkesi... 75''inci yıldaki bu milyonerlik gururu da 75''lik Ecevit''e nasip oldu. "Hayırlı olsun!.."