Kaydet
a- | +A

Dünyanın çeşitli yerlerinde yetişen kahve, tat ve lezzetini Türkiye''de bulur. Sadesi, ortası, şekerlisi ve yandan çarklısı ile kahve bir kültürdür ülkemizde... Yaşanan bunca sıkıntı arasında, "kahve"nin sırası mı şimdi diyebilirsiniz. Ama kahvenin yanında bir sigaraya siz de hayır diyemezsiniz!..

Efendim, köyün haşarı delikanlısı Tahir, serpilir, büyür ve askerlik çağına gelir... Davullar zurnalar eşliğinde ziyafet sonrası yiğidin harman olduğu Yozgat''a acemi birliğine gönderilir.. Daha sonra dadaşlar diyarı serhat şehri Erzurum''a dağıtım olan Tahir, vatan hizmetini yaparken köyünü de ihmal etmez, sık sık mektuplar gönderir.

Tahir, bu cin gibi Anadolu delikanlısı Salih Paşa''ya emir eri olur. Paşa da paşa hani, yiğitliği dillere destan...

Gün gelir terhis olur Tahir. Sevinçle döndüğü köyünde paşasını bir anlatır ki sormayın. Kısa zaman içerisinde Salih Paşa''ya aşık olan köy halkı, içten içe paşa ile tanışabilmek için dua eder durur...

Hele Çanakkale Gazisi Hüseyin emmi, daha Salih Paşa adını duyar duymaz, gözleri nemlenir, gözyaşlarını gömleğinin yeniyle siler, hüzünlenir yakar cıgarasını, dalıp gider tarihe...

Aylar yıllar sonra köye bir haber yayılır. Bahar tatbikatı için bölgeye gelen askerin başında Salih Paşa vardır... Gizli gizli edilen duaların kabul olduğunu gören köylüler heyecan ve sevince boğulur.

Köy halkı birlik olup paşaya bir hey''et göndererek köylerine davet ederler. Olgun insan, mükemmel asker Salih Paşamız eski emir eri Tahir''i kırmaz ve daveti kabul eder.

Davet günü gelip çattığında köy düğün yeri gibidir. Davullar çalınır, zurnalar eşliğinde halaylar çekilir...

Al atının üzerinde Salih Paşa''yı gören köylüler Paşa''nın etrafında pervane olurlar. Kısa bir hoşbeşten sonra ziyafet mahalline geçilir.

Salih Paşa baş köşede, Hüseyin emmi paşanın sağında, muhtar solunda derken halka olurlar ziyafet sofrası etrafında...

Efendim, ağzında marul, nar gibi kızarmış leziz bahar kuzusu paşanın önüne getirilir. Ancak paşa kuzuya pek iltifat etmez. Bir iki marul yaprağı ve maydanozla idare eder.

Üzgün bir ifadeyle paşayı kuzuya buyur eden muhtar da pek yüz bulamaz paşadan...

Emir eri Tahir''in çay bardaklarını yarım doldurduğu alkol de, dokunulmadan masaların üzerinde öylece kalır. Hele leziz baklavalar ve irmik helvalarına elini bile sürmez Salih Paşa...

Bu arada çengiden bahsetme gafletini gösteren muhtar da Salih Paşa''dan ağzının payını alıp, pusar...

Ziyafet bir işkenceye dönüşmüşken emir eri Tahir paşasına yanaşıp: "Kahveniz nasıl olsun paşam?" der.

Ziyafetin başından beri Salih Paşa''nın sağ yanında sessiz ve sakin oturan Çanakkale Gazisi Hüseyin emmi aniden elini masaya vurarak gürler! "Paşam bari kahveyi ''sade'' için de bizim hayallerimizi tümden yıkmayın!" der. Efendim, kıssadan hisse...