Problem üretmekte üzerimize yok doğrusu... Nerede ''tıkır-tıkır'' çalışan, bize sıkıntı vermeyen, ülke ve milletimize faydalı bir hizmet varsa bulup çıkartıyoruz!.. Sonra da ''çomak sokma'' işlemlerindeki maharetimizle, işleri çarşafa dolaştırıyoruz. Misal mi? Sürüsüyle... ''Soluksuz eğitim'' dedik; meslek liselerini katlederek, yılların yatırımlarını bir darbede sıfırladık. ''Tek sınav'' dedik; bugüne kadar pürüzsüz hatasız ve dürüst çalışan "ÖSS" ve "ÖYS" sınavlarının köküne dinamit koyduk. ''Af yasası'' dedik; sessiz sakin ve tevekkül içerisindeki mahkumları ayağa kaldırdık. Az da olsa mevcut, düzen ve sükûnu da düzledik. ''Kriz masası'' dedik; deprem bölgelerine yağan yardımları bıçak gibi kesip attık. (Şimdi de üç kuruş fıtra ve sadaka için Diyanet İşleri Başkanı''nı, konuşturmaktayız) ''Vergi yasası'' dedik; vatandaşı Türkiye''de yaşamaktan soğuttuk. Bugüne kadar kemer sıkmaktan mecali kalmayan insanlarımızı, açlığa mahkum ettik. ''Öcveren''i tuttuk'' ve asalım dedik; hay demez olaydık. Herifçioğlu sanki eşkıya değil, diplomat!.. Demeç üstüne demeç vermekle meşgul. Bu cani mahpus mu, müstemleke valisi mi belli değil! ''Cumhurbaşkanlığı seçimi'' dedik; anayasa ve kanunları rafa kaldırıp yeni bir tartışma başlattık. Bir mumdur, iki mumdur, üç artı beş, yedi artı beş derken yine çarşafa dolandık. ''Ruslar''ın Çeçenistan işgaline'' onların içişleri dedik; zalimlere arka çıkarak bu mübarek aylarda soydaşlarımız, dindaşlarımız ve komşularımız Çeçenler''i diri diri toprağa gömdük!.. Kafkaslar''daki huzur ve istikrar ortamının kanına ekmek doğradık. Şimdi de sıranın özel finans kurumlarına geldiğini görüyoruz. Bankalar Kanunu adı altına, dürüst ve namuslu çalışan ''ÖFK''#rra bir iyilik(!) düşünülmekte!.. İçi boşaltılan bankalar, dolandırılan bunca insanlar, depremzededen beter durumdaki dövizzedeler ve geri dönüşü mümkün olmayan batık krediler ortada dururken; edebi dairesinde çalışan bu kurumlara göz dikilmiştir. Dedik ya rahat batıyor diye.
Türkiye''deki yastık altı ve kayıt dışı âtıl sermayeyi, kayda geçirme ve yatırıma dönüştürme başarısı gösteren ''ÖFK''#rra reva görülen muamele pek hayra alâmet değildir. Yurtdışı işçi tasarrufları yıllarca yabancı bankalarda vadesiz ve faizsiz mevduat olarak tutuldu. Vatandaşlarımızın birikimlerini nemalandırarak ekonomimize kazandırmak az iş midir? 2-3 milyar dolar olduğu söylenen bu pazar ''ÖFK''#rrın gayretleri ile oluşmuş, gelişmiş kayda ve yatırımlara girmiştir. Şimdi bu meblağı ve binlerce mudiyi ürkütmenin gereği ne? Bu para yeniden altına ve yastık altna kaçar. Sistemin dışına çıkar!.. Siz de ''kına yakarsınız'', olur biter.

