Parlamento tatile girmeden önce ciddi görünümlü işlere soyundu. Olacakları tahmin etmek çok kolay... Geçmiş dönemlerdeki benzer uygulamalar tahminlerimize ışık tutacaktır. Bugünlerde birçok kişinin ağzından "Vatan millet Sakarya" lâflarını duyarsanız sakın şaşırmayınız. Gün bugündür. Seçmene mesaj verme yarışındaki liderler ve yakın çevrelerinin dilinden bal damlıyor. Tam bir çifte standart, show seyrediyoruz. İnsan hakları ve idam da dahil olmak üzere hemen her konuda Avrupa standartlarının da üstündeki beyanlar sizi aldatmasın! İş olacağına değil, plânlandığına varacak. Tam bir danışıklı dövüş izleyeceğiz. Bu iktidar nimetlerinden vazgeçmek, elinin tersiyle itmek ve doğruları oylamak, zanedildiğinden de zordur. İstikrar, onur, uzlaşma ve benzerleri gibi sayısız subjektif terim peşpeşe sıralanacak ve birçok kişi "matik"lerle aklanacaktır. Keşke "aklanan"lar (birazcık da) akıllanabilselerdi. Ama ne gezer!.. "Hiçbir şey eskisi gibi olmayacak" diye diye bugünlere geldik... Sonuçta değişen birşey yok "eski hamam, eski tas" yuvarlanıp gidiyoruz. Ekonomi, istikrar, AB üyeliği, çeşitli dış sorunlar vs. vs. Kimsenin dert etmediği, aldırmadığı konular. Dostlar alış-verişte görsün kabilinden çalışmalara da anlayış göstermek gerek. Biz hiç kimsenin haksız yere yargılanmasını, sorgulanmasını ve zarar görmesini arzu etmeyiz. Ancak bütün bu olumlu görüşlerimize rağmen; parlamento ve kamuoyunun meşgul edilmesine de razı olamayız. Başta liderler olmak üzere bütün parlamenterlerin meselenin ciddiyetini kavramalarını arzularız. Bu gerçekleşmedikçe bize rahat, huzur ve istikrar zor ulaşır. Elliyedinci hükümetten beklenilenlerle ele geçenler arasında uçurumlar var. Hele uyum ve istikrar konusundaki cılız sesler giderek kısılmakta, aykırı söylemler ağırlık kazanmaktadır. "Harmanı" büyük görünen hükümetin maalesef "Danesi" az oldu. Dünyanın kalkınma savaşı verdiği ikibinli yıllarda biz hâlâ eski alışkanlıklarımızı atabilmiş değiliz. Bu noktadan sonra hükümet için "uyum" sözcüğü nostaljiden ileri gidemeyecektir. Bu durum sonuca tesir eder mi? Etmez! Edemez çünkü iktidarın koltuğu sıcak, pastası da tatlı olur. Ondan vazgeçmek akıl kârı değildir. Hele Başbakan için "iktidar"da olmak yaşamakla eşdeğerdir. "CHP" parlamentoda olmasa bile pusuda bekliyor. Yıllar değil, yüzyıllar geçti. Ama biz kötü alışkanlıklarımız ve arabesk politikalarımızdan bir türlü vazgeçemedik. Ne diyelim?
"Elle gelen düğün bayram"

