Kaydet
a- | +A

Hiç kimseyi kınamaya, karalamaya ve töhmet altında bırakmaya hakkımız yok. Meclis dışı aday göstermek nasıl bir anayasal hak ise; gizli oyla dört turluk seçim de aynen öyle bir haktır. Liderlerimiz, Ahmet Necdet Sezer''in Cumhurbaşkanlığı için gerekli esas ve usûl şartlarını taşıyıp, taşımadığını dikkate almadıkları gibi; parlamento da iki turda seçimi sonuçlandırmayı yeterli görmemiştir. Bir mayıs pazartesi günü yapılan ikinci tur oylamada, adayların hiçbiri yeterli nisabı tutturamadı... Dedim, dedin teraneleri bir tarafa bırakılacak olursa; ikinci turdaki "314" sayısı hiç de azımsanacak bir sonuç değildir. Değildir de bu gerekli "53" oy nereye gitti? Görünüşe bakılırsa, oy verme işlemini bitirip Meclis bahçesinde kamera avına çıkan parlamenterlerin tamamı, lider direktiflerine göre oy kullanmış!.. Bu değerlendirmelere baktıkça merhum Nasreddin Hoca''nın veciz sözleri geliyor aklımıza. "Kedi buysa, et nerede, Et buysa, kedi nerede?" Haksız mıyız yani! İkinci tur oylamanın sonucunda ortaya çıkan tek gerçek; "Üçüncü turun gerekliliği" olmuştur. Hiç endişe etmeyiniz! Üçüncü tur oylama sonucunda ortaya çıkacak gerçek de; "Dördüncü turun gerekliliği" olacaktır. İki turun sonucunda, üçüncü turda "276" oy alması mümkün ve muhtemel olan Sezer''in Cumhurbaşkanlığını tebrik edenler bile var... Aslında bu hüküm teorik olarak doğrudur da, ne var ki bu oylamalar "gizli" yapılmış olsa dahi, manipülasyonların mevcudiyeti açıktır. "Demokratik rejimlerde çare tükenmez!" evet, ancak tükenmeyen şey sadece "çare" değil; bazen de "mazeret"lerdir. Üçüncü turda sonucu etkileyecek olan; "çare"lerle "mazeret"lerin çatışması olacaktır. Ve inanınız "mazeret"ler her zaman "çare"leri altetme başarısı göstermişlerdir. Beş parti liderinin hiçbir zorunluluk ve baskı olmaksızın bir adayın isminde mutabık kalmaları küçük bir olay değildir. Bu mutabakatın göstermelik de olsa partililere karîne teşkil etmesi gerekirdi. Bu seçim cumhurbaşkanı seçme işlem ve mecrasından, parlamenter lider çekişmesi plâtformuna itilirse, milli iradenin tecellisi saptırılmış olacaktır. Bütün bunlar düşünülmeden "ben yaptım oldu!" felsefesi ile başlatılan turlardan büyük bir hayır umulamayacağı ortadadır. Siyaseti ancak ve yalnız parti başkanı olmak ve parti başkanı kalmak için yapanlar, ne ölçüde lider olabilirler? En büyük yanlış, liderlerin aday olmamalarından kaynaklanmıştır.

İşin gerçeği; her haliyle mevcutları aratmayacak MHP Genel Başkanı Bahçeli''nin çekingenliği Türk milliyetçileri için hezimet olmuştur.

Şimdi "5+5" dayatmasını gerçekleştiremeyen "DSP ve Ecevit"in, strateji gereği ortaya sürdüğü "ehven-i şer"i seçeceğiz. Cenab-ı Hakk Türk millet ve devletini ehven de olsa; "şer"lerden muhafaza etsin!..