Kaydet
a- | +A

Medyanın fazla önemsemediği ve kamuoyuna yansıtmak istemediği bir "iptâl" gerçekleşti. Bu iptâl, "YÖK" kanununda değişiklik yapan "4498" sayılı kanunla ilgili...

Anayasa Mahkemesi''nin iptal ettiği ve birçoğumuzun da önemsemediği bu konu; vakıf üniversiteleri ile ilgili hükümleri kapsamaktadır.

Bir anda "pıtrak" gibi etrafı saran vakıf üniversitelerinin kuruluş ve çalışmaları hakkında fikir verebilecek olan bu "iptâl" belki de "aptal"ların gözünü açacaktır.

Yüksek Mahkeme sadece "iptâl" ile yetinmeyip, ayrıca "yürür"lüğü de durdurarak, bir sosyal yaraya neşter atmıştır.

Kamuya ait taşınmazların kırkdokuz yıllığına bazı vakıf üniversitelerine "peşkeş" çekilmesi, yüksek mahkeme tarafından Anayasa''ya aykırı bulunmuştur.

Bu kararın kimi veya kimleri etkileyeceği düşünülürse, o zaman konunun medyada yer bulamama sebebi çok daha iyi anlaşılacaktır.

Oybirliği ile alınan bu "iptâl" kararının toplum yararına ve hukukun üstünlüğünü vurgulamaya dönük bir tasarruf olduğu anlaşılmaktadır. Ne var ki; geç kalmış bir karar olduğu da ortadadır. Çünkü "atı alan" çoktaaan "Üsküdar''ı geçti" bile!..

Vakıf üniversitelerine arazi tahsisi konusu yeni değildir. Tahsis edilen arazilere bakıldığında, çıplak gözle bile büyük bir "rant"ın mevcudiyeti görülmekteydi.

Bu açık "rant" paylaşımına rağmen, "hayır" yapmak gibi ulvi bir duyguyla kamufle edilen vakıf üniversiteleri malı götürmüş oldular.

Önce "Vakıf" nedir ve nasıl olmalıdır sorusuna cevap arayalım. Bu sorunun cevabını bulduktan sonra, "iptâl" ve "tahsis" işlemlerinin aslı daha iyi anlaşılacaktır.

"Vakıf"lar; "Dünyada insanlara iyilik etmek ve ahirette de sevap kazanmak gayesiyle kurulur."

"Vakıf"ta esas; "insanların kendi mülk ve varlıklarını, hiçbir şarta bağlamadan diğer canlıların faydalanmasına tahsis" işlemidir.

Görüleceği üzere, tamamen hayır ve hasenat gayesi üzerine bina edilen bu sosyal anlayış ve inançta, "kâr" sözkonusu değildir. Dahası, hayır işlerine tahsis edilen, yani "vakfedilen" malların; satılması, hibe edilmesi ve hatta miras yoluyla geri alınması dahi mümkün değildir.

Yukarıdaki bilgiler ışığında incelenecek olan "vakıf" üniversitelerinin "vakıf" inancı ile ilgilerini, varın siz belirleyin.

Kamu mallarının tahsisi ve her yıl yapılan "YÖK" yardımları ile "Vakıf" üniversiteleri hayır kurumlarından çok; "darphane"leri hatırlatmaktadırlar!..

Tahsis edilen kamu arazilerine bakıldığında; çorak, işe yaramaz ve hizmete dönüştürülmesi düşünülen araziler olmadığı, aksine kıymetli orman arazileri olduğu görülecektir.

Medyanın ısrarla gözlerden saklamaya çalıştığı bu "iptal" kararı, toplumun ve ülkenin yararına olmuştur.

"Yürürlük"ün durdurulması hususunda pek de iyimser olmadığımızı belirtmekte fayda görüyoruz!

Ancak "zarar"ın neresinden dönülürse "kâr" olduğu bilinciyle, emeği geçenleri kutluyoruz...