Kaydet
a- | +A

Gereksiz tartışmalara sebep olan "Kara"rname''nin encamı önceden belliydi. Anayasa ve kanunlar ortada iken "KHK"ya ihtiyaç duyulması samimiyetle izah edilemez. Konuyu daha fazla uzatmadan "Hukuk"u egemen kılmalıyız. Aksi halde ülke içi ve dışı çalkantılara mani olamayız.

Meclis''in koalisyon hükümeti tarafından devre dışı bırakılması hiç de iyi olmamıştır. Hükümetin "Yasama"yı devre dışı bırakan bu eylemine karşı Çankaya''dan önce Meclis karşı çıkmalıydı.

Devlete olan güveni kökünden sarsabilecek böyle bir "Kara"rname''yi hazırlayanlar, hazırlatanlar ve altına imza koyanlar kamuoyuna gerekçelerini açıklamak zorundadırlar. Demokrasi açıklık rejimi değil miydi? Şeffaflık bunun neresinde! Kusura bakılmasın ama, bu kararname Çankaya''dan geçmiş olsa dahi uygulanamazdı... Dikkat edilirse "AİHM"de en fazla davası olan ülke durumundayız. Dahası ödediğimiz tazminatlar alt alta toplansa korkunç rakamlara ulaşıyor. İtibar kaybı ise bu işin cabası. Denilebilir ki "YAŞ" kararları uygulanıyor ve görünür bir problem de yok!.. Üniformalı memurlara uygulanan "YAŞ" kararları, üniformasız (sivil) memurlara da uygulanabilir diyenler; bu kararların sosyal sonuçlarını da düşünmelidirler... Uzun yıllar devlete hizmet veren memurlarımızın "Yargı" kararı olmaksızın cezalandırılması toplum katmanları arasında ciddi çöküntüler doğuracaktır.

Bazı kimselerin "hayalet" kararname olarak isimlendirdiği, bizim de "Kara"rname dediğimiz bu uygulama teşebbüsünün "Köşk" duvarlarına çarpması sevindiricidir.

Aslında hükümet ve özellikle de Başbakan Ecevit''in bu Kararname''den rahatsız olduğu seslendirilmektedir. Hatta Ecevit''in "Tavşana kaç, tazıya da tut" politikası uyguladığını düşünenler de var. Ancak ne olursa olsun onyedi gün sonra mesele tartışmaya açılmıştır.

"Kara"rname''nin "Köşk"ten dönüşünü hukukî bulmayanlar da olabilir. Onlara göre; kanunları veto yetkisi bulunan Cumhurbaşkanı''nın "KHK"yı veto yetkisi yoktur!.. İyi de "Yasama" görevi alan Meclis beşyüz elli kişiyle orada dururken, Meclis''i yani "Yasama"yı By-pass etmek ne derece hukukla bağdaşmaktadır? Açıkçası "KHK" ile memurları cezalandırmayı hukukî bulanlar, Çankaya''nın tavrını da içlerine sindirmek zorundadırlar.

"Çankaya"nın diyet ödemesi gerektiğini düşünenler yanılmışlardır. Çünkü Çankaya, Koalisyon''un ve/veya iktidar partilerinin değil; Türkiye''nin Cumhurbaşkanı''dır.

Daha önceki durum ve statü bizleri yanıltmamalıdır. Demokrasi, seçim ve şeffaflık diyorsak; bu sonuçları içimize "sindirme"miz gerekmektedir!