Türkiye''nin güzellikleri teker teker yanıyor... Ormanlar, sahiller, saraylar, elde ne varsa birbiri peşi sıra tarih oluyor...
Son olarak Marmaris Aksaz orman yangınını yaşadık. Çıkış sebebi kesin olarak bilinmese de, bu yangın da diğerlerine çok benziyor...
PKK''nın hıyanetleri bir türlü bitmiyor. Bazı saf vatandaşlarımızın yufka yüreği Öcveren''i asmak istememesine rağmen, bu adamlar ille de kaşınıp duruyor.
Doğuda gençlerimiz kırılırken, Batıda fidanlarımız ateşe veriliyor. Biz hâlâ "DGM''de askeri üye bulunmalı mı?" tartışmaları yapıyoruz.
Hele bir de "Pişmanlık Yasası" taraftarları var ki, düşman başına!.. Yahu yaptıklarından "pişman olan" kim? Adamlar yakıp yıkmakta uzman kesilmişler, biz de "Af Yasası" çıkartmak peşindeyiz.
"Affetmek", pişman olanlara imkân sağlamak, gerçekten insani ve güzel duygular. Ancak siz ele geçmeden, süngüsü düşmeden, pişman olanı gösterin de alnından öpelim.
PKK''nın hıyanetlerini anladık. Peki devletin ihmaline ne demeli? Bu nasıl görev anlayışıdır ki gerektiğinde çözüm bulamaz. İşin garibi; sorumlular hakkında da hiçbir işlem yapılmaz.
Dağda ve ormandaki yangınlar, fidanlarımızı hedef almış, durmak bilmiyor... Bu yetmezmiş gibi bir de mutfaklarda yangın çıkmış aileleri perişan ediyor.
Enflasyon, pahalılık ve geçim sıkıntısı her geçen gün ağırlaşmakta, hayat çekilmez hale getirilmektedir. İşçi, memur ve dar gelirliye verilecek zam oranı % 20''lerde kalıyor.
İğneden ipliğe, her şeyin zamlandığı bir ortamda % 20''lik bir artış ne sağlayacaktır? İnsanları suça itmenin bir yolu da onları çaresiz bırakmaktır!..
Asgari ihtiyaçlarını karşılayamaz hale gelen işçi, memur ve dar gelirliler adeta devlet eliyle suça itilmektedir.
Çareyi "helâl kazançta" bulamayan insanlar, devlet eliyle kumara, yolsuzluk ve ahlâksızlığa itilmektedir.
At yarışları, milli piyango, sayısal loto, kazı-kazan derken millet kumar müptelâsı olmuş durumda. Talih oyunlarını teşvik eden bir devletten daha talihsiz ne olabilir?
Türkün yangını bir tek Aksaz değil ki. Vatandaşın evi, barkı, ailesi mutfağı, cüzdanı, işin en önemlisi de ciğeri yanıyor.
Çare ve çözüm üretmesi gerekenler de havanda su dövüyor. Komisyon çalışmaları ekranlarda, TBMM''de değişen bir şey yok.
Dedim dedin edebiyatıyla dağ gibi büyüyen sorunlar... Çözümsüzlükten kangren olmuş problemler... Hüsrana uğramış milyonlar ortada duruyor.
Öğretimsiz bir eğitim yılının sonuna geldik. Örtülerinden dolayı okuyamayan binlerce öğrenci sokaklarda. Bunlar üniversite sınavlarını kazanmış, harçlarını yatırmış, bütün kanuni gereklerini tamamlamış bahtsız, talihsiz ve sahipsiz bırakılmış gençler.
Memura % 20 zam verirken, yok olası YÖK tutmuş öğrenci harçlarına % 60 zam getirmiş. Para verip de eğitim yapılabilse neyse! Eğitim ve akademik çalışmalar da hak getire...
Ülkemiz bir yangın yerine dönmüş, etrafta itfaiye de görünmüyor. Zaten gönlü tutuşan insanlara itfaiyenin ne faydası olacak?..
Zaman geçiyor, imkânlar tükeniyor... Kısacası "İş işten geçmek üzere".
Bakalım bu yangını kim söndürür?

