Sadece yeni yılın veya yeni yüzyılın da değil, yeni bir bin yılın bütçesi hazırlanıyor... Bu bütçe ile ikibinli yıllara girmenin ''Besmele''sini çekiyoruz...
Ne mutlu bize! Bu günleri de gördük. Gördük de; çocukluk günlerimiz, gençlik hayallerimiz ve en kötüsü de ikibinli yıllar hülyamız yıkıldı.
Bütçe hedefleri, IMF direktifleri, Dünya Bankası talepleri ve Avrupa Birliği beklentileri dikkate alındığında; ''Lafla peynir gemisinin yürümediği'' anlaşılmış oldu.
Son elli yılda ''IMF'' ve Dünya Bankası ile yapılan onbeşi aşkın mali destek antlaşmasından sonra Türkiye''nin geldiği nokta ortadadır.
İki nesli kemer sıkma politikaları ile rahmet-i Rahman''a göndermemize rağmen, halen borç gırtlakta!...
Paramız cılız, enflasyonumuz gürbüz, dar ve sabit gelirlilerimiz ise çaresiz hale getirilmiştir.
Yeni bin yılın bütçe açıkları da yine işçi, memur, emekli ve çiftçilere ciro edilecektir.
Evet! İki yıla yakın zamandan beri ''IMF'' ile yapılan yakın izleme antlaşması gereği, dar ve sabit gelirliler zaten fakirlik sınırı altına itilmiş ve ciddi sıkıntılara sokulmuştu.
Şimdi ''IMF'' ile imzalanacak stand-by sebebiyle işçi memur ve dar gelirlileri yeni yükler bekliyor.
Kıt kaynakların har vurulup, harman savrulduğu bir kamu maliyesinde yılların ihmali ülke ve milletimizi çıkmaza sokmuştur.
Güvenilir olmayan resmi istatistiklerle bastırılmaya çalışılan enflasyon; dur durak bilmiyor.
% 50''lerde seyrettiği açıklanan enflasyonun % 65''lere gelip dayandığı düşünülürse, ne demek istediğimiz daha da iyi anlaşılır.
İkibinli yıllarda ulaşılması hedeflenen % 25 rakamı, Türkiye için tam bir felaket olacaktır. Sırf ''IMF'' istiyor diye yine fakir fukaranın sırtına çullanılması hiç de uygun bir karar olmamıştır.
Yeni bin yılın bütçesinde yatırımlar ''sıfır''da tutulsa dahi, bütçe açıkları önlenememektedir.
İsraf, teşvik ve tahsislerle yağmalanan mahdut (sınırlı) kaynaklar da tükenmiş, ekonomi çıkmaza düşmüştür.
Zamlar, işsizlik ve artan nüfus dikkate alındığında, ortaya konulan taslak bütçenin geleceği hayli karanlık!...
Ekonomilerdeki başarısızlıkların siyasi istikrarsızlık habercisi olduğu bilinmektedir. Bu bütçe elliyedinci hükümetin ömrüyle ilgili bir habercidir.
Yaşadığımız deprem felaketini mazeret göstermek siyasilerimizi rahatlatsa bile acı gerçekleri değiştiremeyecektir.
Kamuda mali dengelerin kurulamamasından yakınan Sümer Oral''a göre bu sıkıntılar yeni değildir. Ancak sn. Oral da dahil olmak üzere yönetimi paylaşanlar da hayli eskidir...
''IMF'' ile onbeş defa antlaşma imzalamasına rağmen ekonomiyi düzeltemeyenlerin onaltıncı stand-by''dan medet ummaları tam bir aldatmacadır.
''IMF'' reçeteleri ile temin edilebilir kaynak haline dönüşse bile; sağlanacak gelirler, gerçekte ''Borç'' hanemizi kabartmaktan başka hiçbir yarar sağlamayacaktır.
Kaldı ki sağlanabilir kaynakların borç bile olsa temini, hükümeti hayli zorlayacaktır.
Bu yüzden yeni bir bin yıla girerken hiç de rahat değiliz. Özellikle sabit ve dargelirlileri hedef alan zamlar, vergiler ve külfetler de düşünüldüğünde;
''Bu terazi bu kadar sıkleti çekmez!" diyoruz...

