"YÖK" yeni almış olduğu bir "karar"la Üniversite Seçme Sınavları''na (ÖSS) türbanlı öğrenci almayacakmış... "Bayram değil, seyran değil" misali durup dururken alınan bu kararın kime, ne yararı olacaktır?
Dün bu öğrenciler sınavlara alınırken; bugün ne oldu da bu uygulamaya son verilerek, alım durduruldu!.. Şayet "türban"lı olmak bir sakınca doğuruyorsa, aynı yönetim bu yıl yaptığı sınavlarda niye önlem almayarak görevini "savsak"lama yolunu seçti. Bu kararı alanlara soru sormak hakkımızdır. Ya dün görev yapmadınız, yahut bugün işgüzarlık yapmaktasınız! Bize cevap veriniz. Altı ay önce "sakınca"sı olmayan "türban" bugün nasıl ve neden "sakınca"lı oldu? Bu tür karakuşî kararlarla bizi dünyaya rezil eden bir yönetim anlayışını kabullenmek mümkün değildir!.. Yarın ortaya çıkabilecek menfi olayların müsebbibi kim olacaktır? "Türban"la sınava girecek adaylar önce uyarılacak, sonra da "sınav"lara alınacaklarmış. "Sebep!" Tartışmalara sebebiyet vermemek(miş)... Yani bu "karar"ı alanlar "tartışma" çıkabileceğini biliyor ve buna rağmen de; bu "karar"ı alabiliyorlar! Şimdi ruh sağlığı yerinde, zekâ düzeyi normal ve zihni ideolojilerle kirlenmemiş olan "herkes"e soruyoruz! Hedef üzüm yemek midir, yoksa bağcı dövmeye mi soyundunuz? Her gün "istikrar" diye avaz avaz bağıranlar bu tartışmalı "karar" için ne diyeceklerdir.
"Erkek-ürkek" edebiyatına girmeden, dürüst ve samimi olarak soruyoruz! Bu uygulamanın mantığını anlayan varsa lütfen bize de izah etsin.
Sınava "türban"lı giren, sınav yönetmeliklerine uyan ve sınavda da başarılı olan genç beyinlerimizi eğitim ve öğretim haklarından mahrum etmeye yetkili miyiz?
Hiçbir yasa ihmali ve ihlâli yapmayan bu öğrencilerin istikballerini karartma pahasına böyle bir "karar" alınırsa; mağdurların hakları nasıl aranacak ve korunacaktır.
Lütfen yapmayınız! Biraz akıllı ve anlayışlı olunuz. Bu çocuklar bizim çocuklarımız ve bizim istikbalimizdir. Bu fidanları kırmayın, bu ışıkları karartmayınız!.. Oniki Eylül öncesi yaptıklarınızdan utanırken, şimdi benzer yanlışlıkları yenilemenin hiç âlemi yoktur.
İnsanları "AİHM"ye mahkum etmeyiniz! Bizi de dünyaya rezil etmeyiniz! Onaltıncı "İSEDAK" toplantılarına başkanlık eden Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı''nı bu "karar"la sıfırlarsınız.
The Marmara''da Kur''an-ı Kerim okunarak açılan bir toplantı sonrasında, "YÖK"ün aldığı bu "karar"ı onaylamak ve uygulamak mümkün değildir. "Takiye"yi bırakıp, "kendi"niz olun lütfen! Dünyayı kandırmayınız.

