Şu garip dünyada insanlara “ne derdin var?” diye sorsanız, o kadar farklı, bir o kadar da çok dert dinleriz ki... “ahh sorma” diye başlayan cümlelerin sonu gelmez!..
Bunları yazmaya ne takatimiz yeter ne ömrümüz…
Her yaşanan çağın problemleri, kendi zamanına göre çeşitlilik gösterse de insanoğlu yaratılışından beri az ya da çok hayattan hep bir şikâyeti, bir memnuniyetsizliği olmuştur.
Sakın ola ki bizim de var zannetmeyin. Sadi Şirazi hazretlerinin Gülistan’ında yazdığı bir beyittekinin istisnası değiliz. Diyor ki:
“Dünyada dertsiz insan olmaz. Dertsiz ise o da insan değildir.”
Şükürler olsun ki bizim de kendimize göre var. Dağına göre kar misali… Kuşaklar arasında problemler yaşansa da galiba bizim neslin en çok hayıflandığı konulardan birisi belki de en önemlisi “anlaşılamamak!”
İnsan ilişkilerindeki sıkıntıların kaynağında, muhtemeldir ki bu düşünce var. Aynı ülkenin aynı dilini konuşan, hatta farklı dilleri konuşan insanların bile hemen hepsi de bir şekilde anlaşılmayı istiyor ve bekliyor.
Bu da çok normal değil mi? Herkes yaptıklarından ya da söylediklerinden sonra birilerinin onu anlamasını ister. Mesela yaşlılar gençlerin, anne ve babalar çocuklarının, kadınlar erkeklerin, âlimler talebelerinin, sevenler sevdiklerinin ya da tam tersi bir durumla gençler yaşlıların vb. kendilerini anlamalarını bekler.
Siz de bazen anlaşılmadığınızı düşünüyor musunuz? Anlaşılmadığını dert eden insanlar ciddi tartışmalar, hatta bazen de kavgalar yaşadığından, devamlı bir anlatma çabası içinde, sıkıntı çekmekte ve buna üzülmektedirler… Ve maalesef ki sinirleri bozulan bu insanlarda, kalp kırıklığının getirdiği yalnızlık duygusu ile hayata küsme ya da insanlardan uzaklaşma hâli kaçınılmaz oluyor... Aslında “anlattığınız karşınızdakinin anladığı kadardır” sözü anlaşılamadığınız kadar, sizi anlamakta yeterli olunamadığını da gösterir. Değil mi?!.. Anlatmaya yarın da devam edeceğiz...
Ender Kandeniz (Madenci)
ŞİİR
Beş kardeşiz
Biz beş kardeşiz biliyor musunuz
Bizleri tanımak istiyor musunuz
Bize mutluluklar diliyor musunuz
Şimdi anlatacağım okuyor musunuz?
Ben Şair Süleyman şiir yazarım
Hiç kimseye olmaz benim zararım
Haksızlığa karşı susmaz kızarım
Adaletten yanadır benim şiarım
Kardeşim Hatice masum ve nazlı
Namaz abdestiyle dua, niyazlı
Hile hurda bilmez hep doğru sözlü
Bakınca görünür o hep nur yüzlü.
Rahime bacımı muhtar sanırlar
Gariban mazlumlar onu tanırlar
Eli açık cömerttir öyle anarlar
Yemeğini yemeyen yoktur ki canlar.
Abdullah kardeşim çok çalışkandır
Eli işe yatkın zekâsındandır
Çok yardımseverdir vefalı candır
Sözünün eridir sözü sağlamdır.
Cemil kardeşim hep şık giyinir
Bürokraside o söz sahibidir.
İyilikte örnek yardımseverdir
Çevresinde sevilir o sebepledir.
Babam Hamdi Paşa Annem Zeynep Hanım
Annem rahmetliye dua her anım
Bizi yetiştiren onlardır canım
Süleyman oğlunuzum size muhtacım
Süleyman Usta/Espiye-Giresun
SAĞLIK OLSUN
İSHALE EVDE NE İYİ GELİR? İshale ne iyi gelir evde sorusunda öncelik bol sıvı almak ve bağırsakları yormayan beslenmektir. İshal sırasında vücut yalnızca su değil, sodyum ve potasyum gibi elektrolitleri de kaybedebilir. Bu nedenle özellikle sık dışkılama veya kusma varsa oral rehidrasyon solüsyonları yararlı olabilir. Evde destekleyici öneriler: Sık aralıklarla az az su için. Çorba, ayran, oral rehidrasyon solüsyonu gibi sıvıları tercih edin. Pirinç lapası, muz, haşlanmış patates, tost, yoğurt ve çorba gibi hafif besinler tüketin. Yağlı, kızartılmış, çok baharatlı ve ağır yiyeceklerden kaçının. Kafein, gazlı içecek ve çok şekerli içecekleri sınırlayın. Ellerinizi sık yıkayın; ortak havlu kullanımından kaçının. NHS, ishal ve kusmanın çoğu zaman evde yönetilebileceğini; sıvı alımının artırılmasının dehidrasyonu önlemede temel olduğunu bildirir. İshal için ne iyi gelir sorusunda tek bir besin veya yöntem herkes için aynı sonucu vermez. Bu nedenle kanlı ishal, yüksek ateş veya şiddetli karın ağrısı varsa ishal kesici ilaçları bilinçsiz kullanmak sakıncalı olabilir. Sağlığınız için doktorunuza danışınız. [www.turkiyehastanesi.com]

