Kaydet
a- | +A

Sizlere, Bakü’de bulunduğumuz yaz tatillerinde iştiyakla okuduğumuz, haftalık Türkistan gazetesinden bahsedeceğim. Tabloid ebatta basılan Türkistan, Azerbaycan’ın güncel meselelerini, Türk dünyasının kıymetli insanlarının mücadelesini, kadim tarihimizin mühim hadiselerini ele alır. Türkiye-Azerbaycan kardeşliğinin vesikalarını sunar.

Türkistan’ın temmuz sayılarında okuduğumuz, kardeşlik ve yardımlaşma hikâyelerini aktaracağım.

1920’de müttefikler Azerbaycan Cumhuriyeti’ni tanırlar. Haber, Yunan işgalindeki İzmir’de heyecanla karşılanır. Bunun üzerine, İsmail Habip Sevük “Kardeş selamı” adlı şiirini yazar:

“Hilal artık söndü diye, sevinmişti düşman niye, hilal birken iki oldu, selam bizden ikinciye, Azerbaycan Azerbaycan, alkışladık seni candan.”

Şiir bestelenir. Yıllarca Azerbaycan marşı olarak okunur.

İkinci hadise, 1. Karabağ (1991-1994) harbinde geçer. Kayserili, Atilla Yumak vatansever, imanlı bir gençtir. 1992’de, Kıbrıs’ta bulunduğu günlerde gördüğü bir rüya üzerine, Azerbaycan ordusuna gönüllü olarak katılır. Zor cephelerde vazife alır. Bir çatışmada arkadaşlarını kurtarırken esir düşer. 2 yıllık esaretin akabinde memleketi Kayseri’ye döner.

Türkistan’dan son aktaracağım yazının kahramanı Ahıska Türkü İskender Aznaurov. Ailesi, 1945’te Stalin rejimi tarafından Özbekistan’a sürülmüştür. 1991’de Azerbaycan’a göç ederler. İskender, Özbek ordusunda madalya almış bir topçu üsteğmendir. 1. Karabağ Savaşında Azerbaycan ordusuna katılır. Çatışmalarda, isabetli atışlarıyla işgalci düşman güçlerini perişan eder. Bozuk topları tamir eder, asker yetiştirir. Ateşkes ihlallerinde düşman mevzilerini yer ile yeksan eder. Düşman, telsizle “Ateş edenlerin cezalarını veririz, top atışı yapmayın” diye yalvarır. Topçu İskender, 1993’te, bir düşman hücumunda şehit olur. “Millî Kahraman” ilan edilir. Bakü’de, şehitler hıyabanında metfundur. Allah devletlerimizi güçlü, kadim milletimizi her daim muzaffer eylesin.

Hakan Karagöz-Ankara

ŞİİR

Sensizlik

Hep bir şeyler yarım kaldı nedendir bu?

Ayıkların boynuna taktığı kementtir bu.

Dikenli güllerin içinden gül şerbetidir bu

Sensiz gönüller viraneye döndü.

Ey gönlü sabır deryası olan kullar

Aşk derdiyle gözlerimizden yaş akar.

Her geçen gün biraz daha iç yakar,

Dil konuşmaz, göz göremez oldu.

Özlemim sevdamın sessiz çığlığıdır,

Evliyaların erenlerin aşığıdır,

Mazlumların, gariplerin gözyaşıdır,

Kanadı kırılmış kuşa döndü.

Üzerimdeki yük çok ağırdır,

Haykırışların içerisinde sağırdır,

Herkesin akıbeti teneşir tahtasıdır

'Masiva’dan sıyrılmış kula döndü.

Betül Kara

BİTKİLERİN DİLİNDEN

ŞEKER OTU: Şeker otu tadı normal şekerden kat kat fazla olan anlatılanlara göre insülin değerini ve şekeri yükseltmeyen özelliği sayesinde şeker hastalarının güvenle tercih ettiği bir doğal bitkidir. Tatlandırıcı olarak kullanılan şeker otunun yapraklarında bulunan steviol glikozit özelliği hem şekerden çok daha tatlı olup hem kan şekerini etkilemeyip hem kalori de içermeyen bir bitki olması diyetteki şeker hastaları için önemli bir ayrıcalıktır. Şeker otu çayda, tatlılarda şeker yerine rahatlıkla kullanılabilmektedir. Geleneksel anlamda yöresel bir bitki olarak yerli halkların kullandığı bu şifalı bitki doğal ve sağlıklı bir çözüm arayanlar için iyi bir alternatif sayılabilir... Sağlığınız için doktorunuza danışınız.

Yetenekli Kalemler'de önceki yazılar...

Soru 0 / 6
Türkiye Gazetesi dijital abonelik ve arşiv kampanyamızı ilk nereden duydunuz?

Haber Asistanı

Son 30 günün haberleri
📰

Türkiye Gazetesi Haber Asistanına Hoş Geldiniz!

Son 30 güne ait haberleri, spor gelişmelerini veya yazar yazılarını sorgulayabilirsiniz.