Başarısızlık çok iyidir. Başarıya giden en önemli adım değilse bile en önemli adımlardan biri başarısızlıktır. En azından bir kere başarısızlığa uğramanız şarttır ama birkaç defa başarısızlığa uğrarsanız daha iyidir. Başka türlü öğrenmeniz mümkün olmayan bir sürü şeyi başarısızlıklarınızdan öğrenirsiniz. Ve bir gün nihayet başarıya ulaştığınızda bunun değerini daha iyi anlayacaksınız.
Sözler ve düşünceler her şeyi kontrol eder. Söylediğiniz veya düşündüğünüz şeyler eninde sonunda gerçekleşir. Başarısız olacağınızı söylerseniz başarısız olursunuz; çünkü bunun gerçekleşmesi için nasıl olsa bir yol bulacaksınız demektir. Başarılı olacağınızı söylerseniz de aynı şey olur, bunu gerçekleştirmek için nasıl olsa bir yol bulursunuz.
Bakış açınız gerçekliğin ta kendisidir. Bir olayı veya durumu nasıl görüyorsanız, o da öyle var olur. Bir şeyi trajik veya olumsuz olarak görüyorsanız, onun sizin için anlamı odur. Eğer bir şeyi heyecan verici ve olumlu olarak görüyorsanız, o zaman onun sizin için anlamı da öyle olacaktır.
İlham ve motivasyon her yerdedir: Nerede olduğunuzun hiç önemi yok, orada mutlaka size ilham verecek veya sizi motive edecek bir şeyler vardır. Çok uzaktaki bir ülkede savaşa girmiş ve kendinizi korkunç şartlarda bulmuş olabilirsiniz ama gene de orada sizi hayatta tutacak ve daha iyi bir şeyler için çabalamanızı sağlayacak bir şeyler olacaktır. Size düşense o sebebi görüp tanımak ve asla kaybetmemektir.
Nurettin Bozan-Eskişehir
ŞİİR
Öğreneceksin
Hayat neymiş,
Bir taşa takılıp düşünce değil,
Kalkınca anlayacaksın.
Birini sevmek neymiş,
Adını duyunca değil,
Susunca anlayacaksın.
Kazanmak neymiş,
Elindekilerle değil,
Vazgeçmediklerinle öğreneceksin.
Kaybetmek neymiş,
Gidenle değil,
Kalan boşlukla anlayacaksın.
Kaybolmak neymiş,
Yolda değil,
Ruhunda yaşayacaksın.
Savaşmak neymiş,
Kılıçla değil,
Yaranla öğreneceksin.
Yaşamak neymiş,
Nefes almak değil,
Yanıp da sönmemektir.
Göreceksin...
Bir gün
Hepsini
Tek tek
Göreceksin...
Hatice Keskin/Zonguldak-Ereğli
TARİHTEN BİR YAPRAK
KILIÇ: İlk defa kimler tarafından, nerede kullanıldığı bilinmeyen kılıçla ilgili bazı terimler şöyleydi. Kılıcın duvara asılmasına yarayan bölümüne “kayış”, elle tutulan kısmına “kabza”, kılıç gövdesinin uç bölümüne “taban”, kılıç kullananın elini saldırılara karşı koruyan bölümüne “balçak” adı verilir. Kabzanın ve balçağın altındaki tabanın en kalın olan ve kılıcın eğiminden önceki kısmına “sırt” denir.
Kılıç için kullanılan diğer terimler de şunlardır: Kılıcı tutturmaya yarayan ve bel kayışına geçirilen “askı kayışı”, “kılıç askısı” (omuza asılan kayış), saldırılara karşı eli koruyan “kabza siperi”, “kılıç namlusu”, “kılıç kılıfı” (atın terkisinde bulunan kılıç mahfazası), “kılıç kını” (kılıcın içine konulduğu deri veya madenî kılıf), “kılıç pabucu” (kılıç kınının aşağı kısmı), “kılıç püskül kayışı” (kılıcın kabzasına bağlı olan ve bir ilmekle bileğe takılan kayış), “kılıç bağı” (bele takılan kayış kemer). Türklerinin kılıç yapma sanatındaki maharetleri tarih boyunca bilinir.

