Kaydet
a- | +A

İki gündür anlatmaya çalıştığımız büyük şehir ve gençliğin durumuyla ilgili düşüncelerimizi açıklamaya devam ediyoruz... Günümüzde insan doğasına hiç uymayan çarpık yapılanma -insanın kendine yaptığı en büyük kötülüktür- sebebiyle aileler çevrelerine örnek ağabey ve abla yetiştirememektedir. Metropol hayatında ergenlik çağına gelen çocukların şansına iki yol çıkmaktadır.

Biri çocukluk ve ergenlik döneminde psikolojik destek alan aile çocuklarıdır. Diğeri destekten mahrum olan çocuklar. Bunlar ergenlik döneminde bu metropol hayatının akla hayale gelmeyecek zorluklarını tek başına göğüslemenin verdiği bunalımla bütün duygularında tepkisini zirveye çıkarmıştır. Kimsenin acımadığı, kimsenin adil davranmadığı, herkesten kötülük gören, herkesin kullanıp bir kenara attığı bir toplumda -ki bu insanın, bu baştan adil olmayan ve merhametten şefkatten mahrum şekillenen yapılanmada kendini yaşatması için verdiği yaşama mücadelesinin sonucudur- tek başına şekillenmeye çabalamaktadır. Hayatta metropol mantığına göre çok başarılı olanlar da genelde bu tiplerden çıkmıştır. Ama zirvede iken onlarla yapılan söyleşilerde hep itirafları aynıdır. Anne şefkatine hasrettirler. Hiçbir zenginlik veya makam veya mevki onlardaki o hasreti dindirememiştir.

Konuya tekrar döndüğümüzde ideal olan insanın ailede anne şefkatiyle ve merhametiyle yani annesiyle büyümesi ergenlik döneminde de, anne elinde büyümüş ve ergenlik dönemini atlatmış abla ve ağabeylerin yanında ergenliği atlatabilmektir.

Bu iki kuşak hem kendi aralarında her türlü duyguyu rahatlıkla paylaşırlar. Hem biri ağabey veya abla olduğu için sözü dinlenir hâldedir. Ergenlik çağına göre çok büyük problem gibi görülen küçücük yanlışlar ve hatalar ağabey veya abla tarafından yönlendirilir ve kontrol edilir. Anne babanın da uzaktan kontrolünde olan mahallede çocuklar “insan” olarak sağlıklı yetişir. Sağlıklı kelimesi tıbbi sağlık anlamında değildir. İnsanda olması gereken hasletlerin tamamının sağlıklı çalıştığı bir insandır.

Bugünün toplumunda bu anlamda “sağlıklı” insan sayısı metropolleşmeye oranla gittikçe azalmaktadır.

              Mahmut Erdemir-Konya

ŞİİR

              Kiracı!..

Geldin bir gün gideceksin

Kiracısın bu dünyada

Bu gerçeği bileceksin

Kiracısın bu dünyada

Kazandığın senin değil

Kullandığın senin değil

Koynundaki senin değil

Kiracısın bu dünyada

Eğlenceye dalmasana

Ordan burdan çalmasana

Artık bunu anlasana

Kiracısın bu dünyada

Ölüm gerçek kaçamazsın

Bir gün fazla kalamazsın

Torpil ile yırtamazsın

Kiracısın bu dünyada

"Nöbetçi" der taşındılar

Anan baban taşındılar

Ahirete taşındılar

Kiracısın bu dünyada

        "Nöbetçi Şair" Şahin Ertürk

ENTERESAN BİLGİLER

DEZENFEKSİYON: Dezenfeksiyon işlemi; hastalık kaynakları olan insan ve hayvanların vücutlarından çıkan ve içlerinde hastalık yapıcı mikroplar bulunan bütün boşaltım ve salgı maddelerine, bunlarla bulaşmış çamaşır, elbise, eşya ve diğer malzemeye, bu mikroplarla kirlenmiş veya kirlenmiş olması ihtimâli bulunan ellere, yenilen, içilen maddelere ve bunlarla ilgili kaplara, gerekiyorsa hastanın yattığı odaya ve içindeki eşyalara da uygulanır.

Günlük dezenfeksiyon: Bulaşıcı hastalığa yakalanmış olanların hastalıklarının devam ettiği ve dışarıya mikropları çıkarttıkları sürece, mikropları taşıyan her türlü salgı ve boşaltım maddelerinin, bunlar ile bulaşmış, kirlenmiş olan çamaşır, eşya ve diğer malzemelerin günü gününe dezenfeksiyonudur. Mikropların, hasta vücudundan dışarıya çıkar çıkmaz ve çevreye yayılmadan öldürülmesinden ibaret olan bu yöntem, bulaşıcı hastalıkların önlenmesinde alınacak tedbirlerin en etkilisidir. Bulaşarak sağlamlara geçen hastalıklarda, hastalığı önlemenin temelini teşkil ettiği için çok önemlidir.

ÖNE ÇIKANLAR