Çevremizde bu tarz insanlar hep vardır. Biraz sizde bir sızlanma emaresi görsünler, hemen kendi acılarını ceplerinden yerlere döküverirler. "Senin çektiğin ne ki? Bak bendekilere” deyip sizin acınızı, sızınızı ayaklarının altına alır ve kendi acılarını yeniden parlatıp ceplerine doldururlar. O cepler de yetmez! Neden? Çünkü yeniden anlatınca acılarını büyütmüştür... Nur topu gibi acılarını bu sefer heybesine doldurup sırtına yükler. Sonra ortamdan çeker gider. Bu insanlar genelde başkalarının acılarına, çektiklerine daima duyarsız olur. Çünkü onları hep kendi acılarına kıyaslayıp küçümser... Aslında o bir koleksiyoncudur. Dertlerini başkalarının dertleriyle yatıştırır ve hep bu yarışmada birinci olmak ister. Kazanmak için de cebindeki son "acıya" kadar harcar.
“Seninki de bir şey mi?" "Şimdi buna dert mi diyorsun?" gibi cümlelerin ardı arkası gelmez.
Aslında sizden istenen sadece şudur:
"Acını anlıyorum. Bu yaşadığın şey gerçekten zor olmalı. Ama geçecek..." gibi cümlelerle karşı tarafın yüreğine su serpilmesi...
Bırakın acılarınızı, dertlerinizi başkalarının acıları ile yarıştırmayı. Herkes biricik olduğu gibi çektiği acılar, imtihanlar da farklı.
Bunu kıyaslamak bana şöyle geliyor:
“Senin neden saçın sarı, neden gözlerin bu renk?” der gibi. İnsan da acısını, imtihanlarını seçemiyor. İçinde kaç acı var, kaç imtihandan geçti, neler yaşadı bilemeyiz. Belki senin heybenden çok daha dolu onun heybesi. Belki taşıdığı sızılar ceplerini yırtacak kadar ağır. Belki yüreğine çöreklenmiş sancılar senin yıllarca anlatarak büyüttüğün hadiselerden çok daha fazla...
Anlatan yaşamamıştır,
Anlatmayan ise gerçek yaşayandır...
Vesselam.
Amine Kübra Salar
ŞİİR
Kişi sadık değilse
Boşa geçer de vakit, boşa kahve içilmez,
Ölüp, bittim sanırsın, boşa acı çekilmez,
Durmayı da bilesin, susmayı da bilesin,
Boş söz ile gezmenin, hesabı hiç verilmez.
Vakte dair bildiğin, her şeyi unut artık
Kalbine de kıymet ver, bekleme arıt artık,
İyilerle birlikte, vakitlerin hep geçsin,
Günahlarla ıslanan, ruhunu kurut artık.
Bugün yaparım deyip bırakırsan yarına,
Kula da hiç yakışmaz, zarar verir namına
Kişi sadık değilse, hiç kimseyi sevmesin,
Bile bile gidilmez, cehennemin narına.
Bir dörtlük daha olsun ekleyim şiirime
Rabbim rahmet eyle ölüme ve dirime,
Doğru yolda olmak zor ancak nasip işidir,
Bu yoldayız çok şükür ve hamd olsun Rabbime
Ayhan Özbek
BİTKİLERİN DİLİNDEN
BAHAR ERİKLERİ: Bahar mevsiminin olmazsa olmazlarından birisi de can eriğidir... Can eriği, özellikle kekremsi tadıyla herkesin ağzının suyunu akıtan çok değerli bir müshil gıdadır...
Can eriğiyle neredeyse at başı tezgâhları süsleyen bir diğer müshil gıda da yenidünya olarak bildiğimiz Malta eriğidir... Onun da kendine özel çok hoş bir tadı vardır.
Yenidünya meyvesi kan şekerini yükseltmediği için vücuda tokluk hissi de verir. Kalorisi düşüktür ama lif açısından zengindir. Bu bakımdan çok iyi bir müshil gıda türüdür... Bol miktarda vitamin ve mineral bulunan yenidünya çok iyi bir antioksidan gıdadır... Vücudu hastalıklara karşı güçlü kılar... Adı üstünde vücudu yeniden dünyaya gelmiş gibi zindeleştirir...
Cildi güzelleştirir... İdrar artırdığı için böbreklere de faydalıdır ama öte yandan vücudun su dengesini düzenlemeye de yardımcı olur... Sağlığınız için doktorunuza danışınız.

