Başarıya ulaşmanız için en önemli yol, ne istediğinizi iyi bilmek ve bu istediğinize ulaşabilecek yöntemlere odaklanmaktır. Bu konuyu biraz detaylı inceleyebiliriz, şöyle ki:
1- Sonuçlarınızı olumlu cümlelerle ifade ediniz: Neyin gerçekleşmesini istediğinizi söyleyiniz. Gerekirse her gün yazın. Hayalinizde olmak istediğiniz anı yaşayın.
2- Mümkün olduğu kadar kesin olun: Tüm duygularınızla istediğiniz sonuçları tanımlamaya çalışın. Tanımınızın duygusal yönü ne kadar zengin olursa, istediğiniz sonucu elde etmek için beyninizi o oranda güçlendirirsiniz. Sonuca hangi tarihte kesin olarak ulaşacağınızı belirleyin.
3- Açık bir ispata sahip olun: Amacınıza ulaşıp ulaşmadığınızı nasıl anlayacağınızı bilmezseniz amacınıza ulaşmış olsanız bile bunu fark edemeyebilirsiniz. Sonuçları bilmezseniz, kazanıyorken kaybediyor olduğunuzu sanabilirsiniz.
4- Kontrollü olun: Sonuç sizin tarafınızdan başlatılmalı ve sürdürülmelidir. Sonuçlarınız sizin doğrudan etkileyebileceğiniz şeyleri yansıtmalıdır.
5- Sonuçlarınızın anlamlı ve istenilir olup olmadığını sınayın: Gerçek amacınızın, gelecekteki sonuçlarının neler olacağını tahmin edin. Sonuç size ve diğer kişilere faydalı olmalıdır.
Sonuçları belirlemenin ana ögeleri: Tam olarak ne yapmak istiyorsunuz? Şimdi ne oluyor?
Bu sorulara kafa yormak ve bu uğurda çalışmak çabalamak gayret etmek gerekiyor. Her şey düşüncede başlar. Ne düşünürsek onu yaşarız.
Derler ki: “zafer ilk adımla başlar...” Yine derler ki: “Kişiler tembel değildir. Sadece, kendilerine ilham kaynağı oluşturacak kadar, güçlü amaçları hedefleri ve gayeleri yoktur.”
Nurettin Bozan-Eskişehir
ŞİİR
NEFS FELÂKETİ
Uyu uyan, göğü saran çilelerin azalmaz;
Kapı pencereler açsan içeri huzur dolmaz..
Yol aldığın deryâ değil, bataklıktan bozma göl,
Böyle gafil arzulara akıl, gönül dayanmaz..
Uzattığın ellerinde gül değil dikeni var,
Kimse tutmuyor diyerek şikâyet ediyorsun..
Bakışının her nevisi ruha ziyân, kör duvar;
Etrafına gülistanlar serilsin istiyorsun..
Hâslet heybesi sandığın nefsinin çuvalından,
Kötü huyları toplayıp "ben böyleyim" diyorsun..
Âhirzaman'ın çaldığı haram yüklü kavaldan;
Çıkan seslerle mest olup peşinden gidiyorsun..
Bütün hakikat aşikâr, görmek istemiyorsun;
Sorular da, cevaplar da seni mi taraf tutsun?..
Nefsini rehber görüyor, hükmü reddediyorsun,
Söyle Ey zât-ı şahâne, Kim olmak istiyorsun?..
Âbir-i Ayyân/Ahmet Sinan Arvas-Beylikdüzü
KELAM-I KİBAR KİBAR-I KELAMEST
(Büyüklerin sözü, sözlerin büyüğüdür)
Din büyüklerimiz buyurdular ki: "İnsanın en büyük şansı, bir Allah adamına rastlamasıdır. Çünkü onun otobüsü, onun tayyaresi, onun gemisi, onun vasıtası, Cennet vasıtasıdır. İnsanın böyle büyük bir zattan istifade etmesi için ona mutlak inanması lazımdır. Zerre kadar ondan şüphe etmemesi lazımdır. Adam bozuksa ne olacak? Onun vasıtasına binen onunla beraber Cehenneme gidecektir. Vallahi biz çok şanslıyız. Hocamız hem bir Allah adamıdır hem de yazdıklarında zerre kadar şüphemiz yoktur. Bir kimsenin hocasına karşı şüphe etmesi kadar bedbahtlık olur mu? Onun için mübarek Hocamız bir sohbetlerinde; müteferrik olmak çok tehlikelidir, buyuruyor. Yani hocası varken dinî bir suali bir başkasına sormak, hocasına karşı itimatsızlıktır. İnsan hangi şadırvana giderse gitsin ancak bir musluktan su içebilir. Yeter ki Allahü teâlâ, o güvendiğin, sevdiğin, inandığın zatın nazarından seni düşürmesin.”

