Kaydet
a- | +A

İşyerinde özsaygıyı geliştiren altı adımdan söz etmeye ne dersiniz?

Birincisi şuurlu bir hayat… Yani bilgiye açık olmak, geribildirim almak ve yeni bilgi edinmek için çaba göstermek. Zor gelse bile, kendisiyle ve çevresiyle ve gerçeklerle yüzleşebilmek. İkincisi kendini kabullenmek. Yani kendinizi sürekli test etmek yerine kapasitesini ve sınırlarını kabul edebilmek. Düşünce, duygu ve davranışları inkar etmeyip kabullenmek… Muhatap olduğu kim olursa olsun, ona değer verdiğini göstermek ve gerçekten değer vermek. Tepeden bakmak, küçümseyici, alaycı, azarlayıcı tavırlardan uzak durmak… Üçüncüsü kendi kendisinden sorumlu olmak. Yani düşünce, duygu ve davranışlarının sorumluluğunu üstlenmek ve başka yerden ikaz gelmesine fırsat vermemek. Yaşanan olumsuz sonuçlardan başkalarını sorumlu tutmamayı öğrenmek. Bir hata yapıldığında özür dilemekten çekinmemek.

Dördüncüsü, kendini dürüstçe ve çekinmeden ifade edebilmek. Yani kendisi hakkında dürüst olmak; ne kendisini ne de başkalarını kandırmamak. Hataların aynı zamanda öğrenmek için fırsat olduğunu benimsemeye ve benimsetmeye çalışmak. Yaşanan aksaklıkların orijinal çıkış yolları ve fikirleri ortaya çıkartacak bir süreç olduğunu bilmek.

Beşincisi bir gaye ile yaşamak… Yani hem kendisi için hem kurumu için bir hedef bir gaye belirlemek ve bu gayeye ulaşmak için çaba göstermek. Altıncısı da hedefler belirleyip bunlara ulaşmak için çaba göstermek. Yani bireysel bütünlüğü korumaya özen göstermek.  Hoşuna gitmese de gerçeği dile getirebilmek. Söyledikleriyle yaptıklarının birbirine uyum içende olmasını sağlamak. Hem kendisine hem karşısındakine vefalı ve sadakatli olmak.

Bütün bunlara baktığımızda hem çalıştığımız iş yerinde karşılıklı sevgi saygı ortamı oluşacaktır. Hem huzurlu bir çalışma ve iş ortamı oluşacaktır. Bununla birlikte herkes işini severek yapacağı için verimlilik artacak, bereket oluşacaktır. Herkes işini ve arkadaşlarını severek çalışacağı için bu muhabbet herkesin aile ortamına yansıyacak ailelerde huzur ve mutluluk oluşacaktır. Mutlu ana baba olunca mutlu çocuklar olacaktır… Bu huzur ve mutluluk topluma yansıyacaktır…

              Emin Ceylan-İstanbul

ŞİİR/Ustadan

                      BULUŞMA

Sevdiğimle buluştuk bugün Eyüp Sultan'da

Piyer Loti'ye yakın bir ağacın altında

Karşımızda Haliç'in muhteşem manzarası

Kalbe tercüman değil, iki dudak arası

O dinledi ben sustum, ben dinledim o sustu

Böylesi bir muhabbet yalnız bize mahsustu

Aşkla dolu yüreğim titriyordu yanında

Eğilip öpüşüme cevap verdi anında

Canı can oldu bana, ruhu sardı ruhumu

Allah’ım aşk denilen duygu acaba bu mu?

Hiç bitmesin dediğim vuslat sona erince

Gözyaşıma karıştı bir yağmur ince ince

Ayrılık hüznü ile yeniden dolup taştım

Kalbimi mezarında bırakıp uzaklaştım...

                                     Hanefi Söztutan

UNUTULMAZ KELİMELER

AKAİD: Akide kelimesinin çoğuludur. Akideler demektir. “Akide”nin bilinen bir çeşit şeker anlamı olmasının yanında aynı zamanda İslâm dininde inanılacak şeyler, iman bilgileri anlamı vardır. Yani âkıl ve baliğ olan (aklı başında ve ergenlik yaşına ulaşan) erkek ve kadının birinci vazifesi, Ehl-i sünnet âlimlerinin yazdıkları akâid bilgilerini öğrenmek ve bunlara uygun olarak inanmaktır. Ehl-i sünnetin akâidde iki kolu vardır: 1- Mâturîdiyye mezhebi. 2- Eş'ariyye mezhebi.

Birincisinin imâmı, Ebû Mansur Mâturîdî; ikincisinin imâmı, İmâm-ı Ebü'l-Hasen Eş'arî hazretleridir. İkisinin bildirdiği iman esasları aynıdır. Yalnız aralarında, teferruatla ilgili, îzah, ifâde ve uslub tarzından doğan cüz'î farklılıklar vardır. (Taşköprüzâde)

ÖNE ÇIKANLAR