Kaydet
a- | +A

İşte anahtar kelime budur…

“Neden?”

Sabit fikirlilikten kurtuluşun tek yolu, neden ve “niçin”i sormaktır.

Bir otomobil düşünün... Ne direksiyonu var, ne geri vitesi. Bastık mı gaza gidiyor. Lakin önüne bir şey çıkmamalı… Çünkü onda direksiyon yok… Geri de gelemez. Geri vites de yok.

Eğer siz de bir konu hakkında kesinkes “böyle olmalıdır” diye düşünüyorsanız. Bir başka açıdan konuya yaklaşmak isteyenleri yanınıza yaklaştırmıyorsanız, karşıya eleştiri fırsatı vermiyorsanız, bilin ki sabit fikirlisiniz…

Eğer kendi düşündüğünüz fikri bir kerecik olsun sorgulayamıyorsanız, kusura bakmayın fikrinizin direksiyonu yoktur… İster gaza basın ister frene… Sonuç alamazsınız…

Diğer bir tanımlama ile kesin karar verdiğiniz bir fikirden bile gerektiğinde vazgeçme iradesini kendinizde bulamıyorsanız zordasınız demektir.

Başarılı liderlerin hayatlarını incelerken hep sabit fikirli oluşları ön plana çıkarılmıştır.

“Bir konuda verdikleri karardan asla vazgeçmezler!” denilmiştir.

Öyle midir gerçekten?

Genelde öyledir. Peki, bu onların sabit fikirli olduğunu mu gösterir?

Dışarıdan bakıldığında aynen öyle gözükür. Ama madalyonun öteki yüzü nedense pek dile getirilmez. Oysa liderler, kesinkes “tamam” dedikleri kararı almadan önce kaç danışmana, kaç bilirkişiye, kaç bilim adamına o fikir hakkında yorum sormuş veya istetmiş biliyor muyuz?

Bilmiyoruz. Biz sadece liderin verdiği kararı görürüz. Sonra da kararında sabit fikirli olduğunu zannederek çoğunlukla yanılıyoruz.

Derler ki:

“Hak bellediğin yolda yalnız gideceksin!”

“Verdiğin sözde duracaksın!”

“Adam olan sözünden caymaz...”

Bu gibi sözler aslında biraz da hamasettir. Hatta dikkat edince görürsünüz ki bu gibi sözlerin kullanıldığı zamanlar… Karşınızdaki kişinin, sizi etki altına almaya çalıştığı zamanlardır. Kendi fikrini size dayatma aşamasında olanların sizi ikna edemediği anları yaşıyor olduğu anlardır.

"Dünya bir gündür, o da bugündür" sözü bir anahtardır fikir değişikliğine gidebilmeyi düşünenler için… Düne kadar onay verdiğiniz bir konudan, bugün vazgeçtiğinizi görenler şaşırırlar…

         Taha Uğur-Ankara

 

 

ŞİİR

 

               NEŞVE-İ ÜMÎD

 

Andelîbim sabr-ı cemîl ile râhın gözleyen

Çeşmin değse gülzârıma hânde güller demektin

Mübtelâyım meyl-i visâl ile rûhun sızlayan

Gönlün olsa Mecnûn’una arz u hâller gerektin

 

Mürg-i dîl kandedir gül-rû derdime bîgânedir

Ömrüm fânî olsa da bil ki sevdam hem-vâredir

Dîl sükût-u mest olalı bir garip dîvânedir

Lûgat-ı aşkta bahsi geçmeyen binbir meraktın

 

Yâr oldu sırr-ı kelâm gönlüm düştü melâline

Künc-i mîhende hasret kaldım şems-i cemâline

Hüsn-i zân ile düşlediğim vuslat hayâline

Bir katre kadar yakın bir cümle kadar uzaktın.

 

                     Süleyman Metehan-Menteş

 

 

 

 

MİNİ SÖZLÜK

 

Neşve-i ümid: Ümit sevinci

Andelib: Bülbül

Sabr-ı cemil: Allah’tan gelen bir acıya dayanma

Râh: Yol

Çeşm: Göz

Hande: Gülüş

Mübtela: Bağımlı, tutkun

Meyl-i visal: Kavuşma isteği

Mürg-i dil: Gönül kuşu

Gül-rû: Gül yüzlü

Kande: Nerede

Bigâne: İlgisiz

Hem-vâre: Her zaman, sürekli

Dîl: Gönül

Künc-mihen: Sıkıntı köşesi

Katre: Damla

 

 

SAĞLIK OLSUN

KARACİĞER SAĞLIĞINIZ: Yediklerimiz ve içtiklerimizi metabolize ederek kana, şekere, yağa vb. dönüştüren temel organımız karaciğer eğer endüstriyel ve kimyasal gıdalarla doldurulursa (tıkanan süzgeç gibi) yağlanır ve görevini yapamaz olur. Karaciğer yağlanması vücudun denge sistemini alt üst eder. Karaciğer doğal beslenme ile sağlıklı çalışır. Akupunktur, karaciğer yağlanması tedavisinde en etkili yan etkisiz tedavilerden biridir. Dr. İsmail Maraş